Yaşımdan çok erken çöktüğümün farkındayım ama zaten insanı yaş değil, hayatı yaşlandırıyor. Bazen yaşadıkları, bazen de yaşayamadıkları. Kuracak hayali kalmayan, otuzunda bile doksana varabiliyor. Önce ruh pörsüyor, sonra beden de ona uyuyor. Bunu maalesef kendimden biliyorum. Gençken, önümde uzanan o uzun yola bakardım. Bugünse, yolun sonuna yaklaştığımın hoyrat, küstah, nadan alametlerini seyrediyorum.
Dünyanın bir şaka olduğunun farkına varmalısın. Adalet yoktur, her şey rasgeledir. Bunu anladığın zaman kendini bu kadar ciddiye almanın ne kadar aptalca olduğunu anlayacaksın.
“Bilmiyorum, bazen yüreğimde sert bir kabuk olduğunu düşünüyorum. Hiç bir şey o kabuğun içine giremiyor sanki. Birini gerçekten sevebileceğimden şüphe duyuyorum.”
“Kendi hesabıma kitabımın çoksatan olmasını kendi başarım ve kazancım olmaktan çok çağımızın sefaleti olarak görüyorum: Yüz binlerce insan, adı hayatta anlam bulma arayışına ilişkin bir şeyler vadeden bir kitabı alıyorsa, bu sorunu saç diplerine kadar hissediyor demektir.”