"Bahr isen de katre-i nâçiz göster kendini
Gönlüne gir ey gönül ol goncenin şeb-nem gibi"
[Deniz gibi büyük ve haşmetli olsan da bir damla görünmelisin. Çünkü gülün kalbine girebilen o küçücük çiy damlasıdır.]
"Arz-ı hâl etmeğe cânâ seni tenhâ bulamam
Seni tenhâ bulacak kendimi aslâ bulamam."
(Seninle yalnız kalamıyorum ki hâlimi arz edeyim; yalnız kalınca da kendimi kaybediyorum, nerde kaldı iki satır lâf etmek.)
"Her ne kim zâhir olur ol hâlet-i dilden durur
Her ne kim gelse sana sen sanma kim ilden gelir"
[Her ne görünürse, başa ne gelirse bilmeli ki kalbin (gönlün) hâlinin yansımasıdır. "Niyet hayır, akıbet hayır" yani Allahü Teâlâ kişinin gönlüne göre verir; yahşıya yahşı, yamana yaman.]
"Müncer olur mu yâ Rab bir subh-i inbisâta
Vahdet-gehimde böyle mâhzun geçen leyâlim."
[Yâ Râbbi bu hücremde geçirdiğim hüzünlü geceler, gün olur da ferah bir sabaha dönüşür mü? Dua gibi, temenni gibi bir söyleyiş.]