Hilal

Arkadaşı onu teşvik etti: Söyle! Başka bir adama ihtiyacı olmayan adam yoktur. Müfid mırıldandı: - Ne söyleyim? Sana anlatmak lazım gelince kederimi birdenbire çok bayağı buldum. On dakika evvel, salonda, dudaklarımı dişlerimle yiyerek için için kıvranırken zannediyorum ki benim ıstırabım yalnız bana mahsus bir şeydir, dünyada eşi yoktur ve hiç kimse benim çektiğimi çekmemiştir. Bu bir gaflet. Herkes ıstırabının nevini kendi şahsına münhasır sanır. Fakat bu gaflet şimdi bende kalmadı, kederim o kadar bayağı ve umumi ki sana üç dört kelime ile anlatabilirim: Pervin'in beni aldattığını zannediyorum. Ali gülümsedi. Tamam. Bildiği şey. Eski beşeri ıstırap: Şüphe, kıskançlık. Malûm veya mevhum rakip hayaletleriyle mücadele; kendi benliğimizle başkalarınınkini zaruri mukayese; aczlerimizin vazıh şuuru; malik olmasını şiddetle özlediğimiz meziyetlerden mahrum kaldığımızı anlamanın korkunç eziyeti; sevgilimizle aramızda açılan bü yük iptila oyununda, aczimizin cezasını çekmek korkusu: sevgilimizi bizim aleyhimizde faziletsizliğe mecbur edebilecek melun tabii sevkler karşısında ebedi iktidarsızlığımız; aldatılıp aldatılmadığımızı iyice bilmemekten gelen dehhoş tereddüt; korkunç tahminlerimizin bütün zekāmızı şiddetle hırpalamaları; rakiplerimizi hayalimizde sıraya dizerek, hepsiyle ayrı ayrı boğuşmanın bize yaptığı işkence; bu yüzden çektiğimiz yaman çile, hepsi malum. Her evli ve her sevdalı bunları bilir.
Sayfa 61 - Ötüken Neşriyat, 9. Baskı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sekiz seneden beri o herifi sevdiğini düşündükçe hayret içinde kalıyorum. Ben ki sevdanın ne olduğunu hiç anlamadım, sekiz sene bir erkeği unutamamak nedir? Halledemiyorum. Doktorlara sordum. Bir takım hastalık isimleri söylediler. Suat... şu kızı aşkından kurtaramaz mısın?
Sayfa 60 - Ötüken Neşriyat, 9. Baskı
Ali'nin anlayışına göre, kadın hassasiyetinde, şahsi ve içtimaî meyelânlar en şiddetli dereceleriyle faaliyettedirler; bir kadın hem şiddetle hodbin, beğenilmeğe ve sevilmeğe erkekten ziyade muhtaç, erkekten fazla süslenmeğe meclûb, erkekten çok malına ve canına düşkün, erkekten fazla kıskanç, mütecessis, ihtiyatkar ve korkaktır hem de şiddetle diğerbin, merhametli ve fedakardır, başkalarının ıstırablarını erkekten daha sürat ve ciddiyetle tehvine koşar. Böyle olması da tabiidir. Zira kadın erkekten fazla hassastır ve bu iki zıt meyelanlar arasında muvazene bulabilmek için her ikisinde de şiddetli olmaya mecburdur.
Sayfa 56 - Ötüken Neşriyat, 9. Baskı
Para kavramıyla ilk tanıştığımız 11.000 sene öncesinde insan ve ürün sayısı azdı. Bu yüzden paranın somut versiyonuna gerek duyulmuyordu. İhtiyaçlar, değiş tokuşla temin ediliyordu. Paranın fiziken olmasa da ruhen dolaşımda olduğu bu sisteme “Trampa Para” diyoruz. Nüfus sayısı ve ürün çeşidi arttıkça daha gerçekçi bir ödeme aracına ihtiyaç duyarak “Mal Para” formunu keşfettik. Tarihteki ilk mal para, Sümer arpasıydı. Bu sistemin en belirgin özelliği, iki farklı malın başka bir malı esas alarak el değiştirmesiydi. Trampa gibi geçim ekonomisi boyutunda ve tamamen zaruri ihtiyaçları karşılamaya yönelikti. Üçüncü kategoride ise değerli madenlerin tarih sahnesine çıktığı “Tartı Para” modelini bulacaksınız. Alışverişlerin ilk kez yaşamsal değeri olmayan kıymetli madenler aracılığıyla yapılması, insanlık tarihinde derin izler bıraktı. Değerli metalleri ortadan ikiye ayırıp tartmayı başaran atalarımız, finans kültürüne önemli katkılar sundu. … Para olgusunun dördüncü evresi ise kapsamlı bir inceleme gerektirdi. “Madeni Para” başlığı altında sınıflanan bu bölüm sikke başta olmak üzere; demir para, bozuk para veya altın para isimleriyle anılan tüm metal paraları kapsamaktadır. Uygarlık tarihinin ilk madeni paraları demir ve bronzdan, sonrakiler bakır ve gümüştendi. Bir yüzünde kral figürü, diğer yüzünde dini metinler bulunan altın sikkeler ise imparatorlukların eseriydi. … 1.300 yıl önce Çin medeniyetinin hediye ettiği zekâ dolu armağanlarından birisi olan “Kâğıt Para” ise yüzlerce yıl görmezden gelindi. Ancak modern devlet ve Sanayi Devrim’inin etkisiyle 19. yüzyıla girince global düzeyde yayıldı. Yakın zamana kadar altın külçeler rezerv edilerek basılan banknotlar, dünya ekonomisinin görkemli dönüşümlerine tanıklık eden muazzam bir buluştu. Buhar devrimiyle patlayan üretim
Sayfa 19 - Timaş Yayınları, 1. Baskı
İnsanlık tarihini şekillendiren başlıca üç tane zihinsel icat olduğunu biliyoruz: para, servet ve devlet. Antik Çağ’dan günümüze yaşamsal ihtiyaçları para, kölelikten krallığa uzanan toplumsal sınıfları servet, mağara adamından modern bireye dönüşen uygarlık tiyatrosunu ise devlet olgusuyla taçlandırdık.
Sayfa 17 - Timaş Yayınları, 1. Baskı