Mete: “Yurt bizim mülkümüz değildir; mezarda yatan atalarımızın ve sonsuza kadar doğacak torunlarımızın bu kutsal toprak üzerinde hakları vardır. Yurttan, bir karış kadar olsa bile, yer vermeye hiç kimsenin yetkisi yoktur. Bundan dolayı da, savaşacağız. İşte, ben atımı düşmana doğru sürüyorum; arkamdan gelmeyen idam olunacaktır.”
Bu kadar kat'î ve büyük inkılâbı yapan zât, Türkçülüğün en büyük adamıdır. Çünkü düşünmek ve söylemek kolaydır. Fakat yapmak ve bilhassa muvaffakiyetle neticelendirmek çok güçtür.