Kitabın adı gereği ve okumayan birisi sadece ve sadece “yasak aşk” tanımının arasına sıkıştırılıp kalmış bir kadının acı çeken ve dayanamayarak intihar eden bir kadının romanı zanneder ancak bu kitap için tüm zamanların en güzel kitabı unvanını boşuna hak etmiyor.
Kitabın bir de diğer kahramanı var ki “Levin” ... O da Tolstoy’un ta kendisi. Levin ve karşıt görüşler sayesinde eğitimden kadın haklarına, kapitalizme ,Rus toplumunun,aristokrasisindeki çürümeye kadar pek çok konuya değiniyor. Ki bence bunlar daha çok ilgi çekiyor.
Anna ise toplumun baskısına , katı kurallarına karşı duran bir savaşçı. Ancak Tolstoy’un okuyucuda vermek istediği duygu olan acımayı hele ki o iç konuşma tekniğiyle yüreğinizde hissedeceksiniz...
İnceleme için kitabı bitirmem gerekiyordu. Ancak bu kadar sayfayı okurken yazım ve noktalama hatalarına dayanamadım. İletişim yayınlarına ait kitabın bendeki baskısı 2014. İnşallah sonraki basımlarda bu hataları düzeltmişlerdir. Neticede görsel hafıza daha kuvvetli olduğu için insanlar ya yanlış öğrenecekler yahut doğru bildiklerini unutacaklar. Sık kullandığımız sosyal medyada sadece “çok okumak gösterişine “ kapılmak yerine “okuduğumuzu doğru yazıp doğru anlamalı ve sorgulamalıyız”.