"Geçmişte bir dayanak yok, sadece belirsizlik var, belirsizliğin türlü vehimlerle yoğunlaşmak boğazımıza sarılması var. Köklere sarılmak köklerin kendisi kadar muğlak."
"Geçmiş ancak kökten biçimde geride kaldığında, bilinen dünya kaybedildiğinde veya hayat artık yeni bir ışıltı, geleceğe dair umut sunabilecek ışıktan yoksun kaldığında anlam kazanıyor.
"Peki kendisini kozasına hapseden ve kapıyı ören ipek böceğinin ölüm anı hangisiydi, bir ölümden yeni bir yaşamın doğması nasıl olabiliyordu acaba, kelebeğin yaşamı böceğin ölümünden mi doğmuştu, yoksa kelebekte yaşadığına göre ipek böceği hiç ölmemiş miydi."