Gökhan Emre Gün

Gökhan Emre Gün
@DEITAGriffith
Çağımızın yeni sağlıklı insanı kirli havada, ozon deliğinin ışınlarında yaşayabilen, genetik mühendisliğiyle üretilmiş ilaçlı domatesleri, hayatında bir adım atmamış ve güneş görmemiş hormonlu tavukları yiyen insandır. Ciğerleri ne kadar temiz, kanı ne kadar katıksız ise o kadar fazla ölüme yakın, ölüme mahkumdur. Darwin'in güçlüsü bu ortamda yaşayabilen yeni insandır; akıntıya kürek çekerek artık var olmayan bir dünyaya uyum sağlamaya çalışan değil. Gelecek nesilleri belirleyecek doğal seleksiyon, türümüzün sağlıklı evrimi için ciğerleri kirli, kanları zehirli olduğu için hayatta kalabilen güçlü insanları seçecek. Kısaca dayıcığım, kızın olsaydı, sakın sağlıklı yemek yiyen, rakı ve sigara içmeyen, temiz havaya, yüzmeye, koşmaya meraklı, ne idüğü belirsiz bir herifin tekine verme derdim. Pişman olurdun, Allah göstermesin ama, pek sağlıklı torunların olmazdı.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kahkaha kaba olduğu kerekçesiyle hoş karşılanmaz, çünkü gülerken ağız geniş bir biçimde açılır ve dişler gösterilir. Orijinal olarak kahkaha, garantilenmiş av ya da yiyecek karşısında duyulan haz duygusunu içeriyordu. Düşen bir insan, avlayıp yere düşürmüş olabileceğimiz bir hayvanı akla getirir. Her ani düşüşün kahkaha nedeni olmasının akla çaresizliği getirmesi ve bize istersek düşene av muamelesi yapabileceğimizi anımsatmasındandır. Üzerine gidip onu gerçekten yiyecek olsaydık, gülmezdik. Onu yemek yerine ona güleriz. Kahkaha, potansiyel yiyeceğimizin kaçması karşısında gösterdiğimiz tepkidir.
Bu yüzden akranlarımın karşısında bir kahin gibi doğrulmaya cesaretim yok ve de onlara hiçbir avuntu sunmamış olduğum yakınması karşısında boynumu eğiyorum: çünkü en temelde tümünün istediği avuntudur - en vahşi devrimciler bunu en erdemli inançlılardan daha az tutkuyla istemezler.
Hani birine aşık olursun da onun dışında kiminle iletişim kursan hissettiğin tek şey "Ama bu, o değil." acısıdır ya. Karşındaki kişiyi değil, o'nun yokluğunu tecrübe edersin sadece iletişimde.
Edebiyat
"Evet" dedi, "çocuklar... Belki onlar..." Cümlesini tamamlamadı çünkü söyleyeceklerinin eskiliğine ve saçmalığına güldü. Kim bilir kaç bin yıldır insanın sadece çocuğundan umudu vardı? Sırf boyu bir metrenin altında diye dünyayı cennete çevireceğine inanılan kaç çocuğun başı "Sizler her şeyi değiştireceksiniz" cümlesi eşliğinde okşanmıştı? Hakan düşündü. Cümlesinin sonunu değiştirdi: "Belki onlar kendilerini bizden daha da kötü hissedecekler."
Kitap Alıntısı