Yalnız aşkı vardır aşkı olanın
Ve kaybetmek daha güç bulamamaktan
Sen yüzüne sürgün olduğum kadın
Kardeşim olan gözlerini unutmadım
Çocuğum olan alnını sevgilim olan ağzını
Dostum olan ellerini unutmadım
Eski sevgililer bazen kalbimizin en dar, en ince kılcal damarlarından sızar; yılların tuzuyla birleşen gözyaşı kanallarına, içimizde bıraktıkları o boşluğa yerleşirlerdi. Adına özlemek denilen, unutturmayan o ıslaklık... Ne kadar istersek isteyelim çekip gitmezdi.
Didem Madak'ın en bilinen bu Ah'lar Ağacı'nı elime aldığım da şiiri sıradan,gündelik başladı.
"Bir ilaç içsem bari diye düşündüm"
"Biraz kolonya sürünsem…”
"Ferahlasam, pencereyi açsam"... vb
İlk bakışta basit, hatta sıradan gibi geldi..Ama sonra yavaş yavaş derinleşti. Sanırım şiirinin tam etkisini yakaladım sonradan.
Ah'lar Ağacı 'nın şu dizesi beni sıradanlıktan çıkarmaya başladı.
"Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan”
Bana göre şiirin kalbi...
Aynı anda hem hüzün hem de bir tür hafifleme yaratıyor bu dize.
“Ah” dediğinde içindeki yükü dışarı bırakıyor, bir rahatlama getiriyor; ama aynı zamanda o “ah”ların çokluğu, hayatın ağırlığını hatırlatıyor.
Okumak isteyenlere içtenlikle öneririm.