Dostluk bağınız olmayan yakın komşunuzdan sizi ayıran mesafe, gerçekte sizi sevdiğiniz varlıktan ayıran ve yedi kıta, yedi deniz ötelere uzanan mesafeden daha büyüktür.
Çünkü hatırada mesafeler ortadan kalkar; sadece unutmada, ne sesinizin ne de bakışlarınızın aşabileceği bir uçurum açılır.
Şimdi içim, sanki herkesin çekip gittiği, tek başına hasta yattığın, düşüncelerin net ve metalik tıkırtılarını çok açık biçimde işittiğin bir ev gibi sessiz ve boş.
Konuşmaya ne lüzum vardı? Bütün güzel laflardan ve hoş insanlardan sıkılan bu mahlukları, birbirlerinin sessiz mevcudiyeti, yorgunluk verecek kadar doyuruyordu.
Var olmak, arkaplanın parçası olmayı reddetmektir. Varlığınız hakkında hüküm verirken akıl sağlığınızı bile riske atmıyorsanız ne düşünüyorsunuzdur ne de varsınızdır.
İnsanlar, inkâr edilemez zekâlarına rağmen bu komedyayı ciddiye alıyorlar. Kötülük bunda zaten. Tabii acı çekiyorlar... Ama... hiç olmazsa yaşıyor, gerçek, düşsel olmayan bir hayat yaşıyorlar, çünkü hayat aslında acı demektir. Acısı olmasa zevki de olmazdı; her şey sonu gelmez bir övgü ayinine dönerdi; Kutsal, ama sıkıcı...