Genelde klasik okur ayrıca her ay adını ilk defa duyduğum bir yazarı okumaya gayret gösteririm, ara ara popüler kültürün kölesi olarak okumaya çalıştıklarımda vardır.
Ölmek nasıl bir ansa yaşamak da bir an. Gözlerini kapar ve bütün gereksiz korkuların çözülüp gitmesine izin verirsin. Sonra korkudan muaf olan bu yeni varoluş halinde kendine sorarsın: Ben kimim? Şüpheler olmadan yaşayabilseydim neler yapardım? Haksızlığa uğrama korkusu olmadan yaşayabilseydim? Acıdan korkmadan sevebilseydim? Yarın o tadı nasıl özleyeceğimi düşünmeden, bugünün tadını çıkarabilseydim? Zamanın geçişinden ve sevdiklerimi benden çalabileceğinden korkmamış olsaydım? Evet. Ne yapardım? Kimleri umursardım? Ne için savaşırdım? Hangi yollarda yürürdüm? Nelerden haz alırdım? içimdeki hangi gizemleri çözerdim? Kısacası, nasıl yaşardım?
...
Sarı bir kuş bir süre pencerenin önünde durup havalanıyor. İşte doğa. Bir daha asla ilk kez deneyimleyemeyeceğim şeyler var: aşk, öpüşmek, Çaykovski, Tahiti' de günbatımı, caz, sosisli, Bloody Mary. Hayatın doğası böyle. Tarih tek yönlü bir yol. İleri doğru yürümeye devam etmek zorundayız. Ama her zaman ileri bakmak zorunda· değiliz. Bazen de etrafa bakınıp gördüklerimizin keyfini çıkarabiliriz...
Dopamin sistemimizi öyle bir hacklediler ki etrafımızda peşinden koşulması gereken tonlarca uyudurma ihtiyaç var.
O nedenle sürekli koşuyoruz. Hatta bu duruma o kadar alıştırıldık ki artık amaç bir yere ulaşmak değil sadece koşmak olmuş. Kaç yaşında olursanız olun bu kadar yorgun hissetmemizin temel nedeni koşmak.
Soyun ortaya çıkmasında tanrısal niteliğe sahip Bozkurt, Tanrı oğlu fonksiyonunu üstlenmiş ve Türkler in ilk ecdadi gibi Tanrı'nın misyonunu yerine getirmiştir. ...
Bozkurt miti M.Ö. 119'larda başvermiş olaylar anlatılırken verilen bilgiler de korunmuştur. Proto Türkler olarak bilinen wu-sunlarda bu mitin iki varyantını Çin salnamecileri yazıya aktarmışlardır.