Anlamayan hiç anlamayacak,
Uzaktakini beklemek hep bundan…
Kimi beklediğini bilmeden,
Gözü kapıda olanlari anlıyorum şimdi…
Sevmeyi en iyi bilenler, hep uykusuz…
Ansızın gözü dolanların, o anlari çok kıymetliymiş…
Söz,
Gözlerimi kaçırmadan seveceğim seni…
Kimseye söylemem,
Söz.
Krndimi sevmeyi anca öğrendim,
Yolu bitenlere bu gece sessiz bir selam verdim.
Sessiz selamlar unutulmaz…
Söz…
Şimdi seni sabahı bekler gibi..
Hiç kaybetmemiş,
Karanlığa düşmemiş gibi..
Sevsene beni…
Ölümden daha korkunç şey olur mu? Diyeceksiniz. Olur: felaketlerin en büyüğü akıldır. Onu yarım yamalak bile olsa kaybetmek ölümlerin içinde en dehsetlisidir.
Gerçek şu ki, biz sıradan insanlar hep erişilmezi isteriz. Başlan çıkarmanın öz-gürleştiriciliği yalnızca biz insanlar için geçerli. Ateşlerin arasından geçmesi gereken bizle-riz - aziz mertebesine ulaşmak için değil, var olduğumuz sürece iliklerimize dek insan kalmak için. En önemli edebi eserleri hatalarımız ve zayıflıklarımızdan ilham alıp ortaya çıkaran da bizleriz. En kötü halimizde bile umut doluyuz biz.