Ancak insanoğlu haiz olmanın tutmak olmadığını ve malik olmanın korumak olmadığını unutur her zaman: Nerede ayaklarının altında bir toprak hissetse, oraya evini kurar ve ağaçların kökleri aracılığıyla vatan toprağına tutunmak ister.
Ah, onu ne kadar seviyordu yarabbi, ne kadar ateş ve arzuyla seviyordu. Onun en manasız şeylerinr bile özel tutkusu vardı. Onun bir düğmesi için kalbinde zaaflar, bağlar buluyor, şömizyesinin kıvrımları, dikişlerin nezaketi, kolundaki küçük düğmeler, nihayet bütün bu değersiz şeyler için onda başka bir cazibe yükseliyor, hepsine ayrı ayrı âşık oluyordu.