Vesikalı Yurttaş, Lyon'un kimlik belgeleri, kartları üzerine yaptığı bir çalışmadır. Kimliklendirmenin ne anlama geldiğini ve bu kartların uluslararası düzeyde geçirdiği benzerlikler ve farklılıkları örneklerle açıklamaktadır. Örneğin IBM şirketinin Nazilere verdiği delikli kart teknolojisi, Avrupalı bazı ülkelerin Afrika sömürgelerinde kimliklendirmenin sonuçlarında soykırım ve iç savaşlara neden olmuştur. Günümüzde kimlik kartları teknoloji şirketleri tarafından çipli, okunabilir ve taranabilir hale getirilmiştir. Hatta içine parmak izi, retina taraması ve dna bilgileri bile yüklenen kartlar var. Bizde son kimlik kartında da parmak izi aldılar. Bunlar kopyalanamaz ve sizi kim oldugunuz bilgisi için hikayenize gerek kalmadığı anlamına gelir. Bu çalışma 11 Eylül saldırısı sonucu tüm dünyadaki gözetim çalışmalarının yükselmesini kimlikler üzerinden inceliyor. Artık kimlikler kredi kartları gibi. İçlerindeki bilgiler farklı kurumlar tarafından incelenebiliyor. Çevrimiçi veritabanlarından bilgileriniz kurumlara akıyor. Kimlikler aynı zamanda insanların kategorilere sokulması, tasnif edilmesi, şüpheli, riskli, yoksul, yardım alıyor mu... gibi konularda hayatınızı kolaylaştıran daha çok zorlaştıran araçlardır. Yurtdısına çıkarken havalaanından hızlıca geçip geçmeyeceğiniz içindeki bilgilere bağlıdır. Ayrımcılık kartlara kodlanmıştır, beyaz birinin ve siyah birinin ulus sınırlarından geçerken uygulanan prosedürler arasında çok fazla fark vardır. Sonuç olarak insanlar burada sınıflandırılır, kategorilere ayrılır ve daha kolay şekilde izlenir. Kimine seyahat izni verilmez, sosyal yardım alamaz, yurtdısına cıkamaz, ülke içinde bile hareket kısıtlaması olabilir, banka kredisi alamaz, sistem tarafından izlenir. Dışarıda bırakılır. Ayıklanır... Güzel bir bilimsel çalışmadır.