Sabriye Yabancı

Sabriye Yabancı
@Dembudem
Dil ve üslup kişliğin aynasıdır. Üslubu beyan aynıyla insandır. Sorma kişinin aslını sohbetinden bellidir.
Ne vehim, seni çok iyi anlıyorum demek Oysa damdan düşenin halini damdan düşen bilse gerek Yok yok o da yetmez anlamaya ahvali Zira ne fırtına aynı fırtına ne gemi aynı gemi 19.02.2017 Sabriye Yabancı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
SORUMLULUKTAN KAÇMANIN FARKLI BİR YOLU
Hep verilenle yetindiğimiz için bunun ötesini merak eden kafaların varlığına alışmakta güçlük çekiyoruz. Belki onu efsaneleştirerek bir bakıma kurtulmak istiyoruz böyle değişik insanlardan.Öyle ya onu gözümüzde çok büyütmezsek, sonra onun gibi bütün gücümüzle kendimizi ve dünyayı değiştirmek zorunda kalırız.
Sayfa 79 - İletişim yay.·Kitabı okudu
HADİ GİT. Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit, Günahıma girmeden, katilim olmadan git! Git de şen şakrak geçen günlerine gün ekle, Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle. Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar, Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar. Mademki benli hayat sana kafes kadar dar, Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar. Hadi git, benden sana dilediğince izin, Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin. Kahrımın nedenini söylesem irkilirler; Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler. Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın; Oysaki hep yedekte, hep elde var saymıştın. Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak, Zannetme ki, pişmanlık, mutluluk kadar ırak! Sanma ki fasl-ı bahar geldiği gibi gitmez, Sanma ki hüsranını görmeye ömrüm yetmez. Her darbene tahammül edecektir bedenim,
Canım İstanbul
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur. Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale, Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale. İstanbul benim canım; Vatanım da vatanım... İstanbul, İstanbul...Tarihin gözleri var, surlarda delik delik; Servi, endamlı servi, ahirete perdelik... Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at; Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat... Şahadet parmağıdır göğe doğru minare; Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare? .. Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet; Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet... O manayı bul da bul! İlle İstanbul'da bul! İstanbul, İstanbul...Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği; Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği. Oynak sular yalının alt katına misafir; Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir. Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar, Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar... Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi? Cumbalı odalarda inletir ' Katibim'i... Kadını keskin bıçak, Taze kan gibi sıcak. İstanbul,
8/10
·419 syf.··
Beğendi
·
2017 192. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2017 17:21
Kitabın ismi her ne kadar Huzur olsa da tam bir huzursuzluk kitabı.Kitapta dört ana bölüme ismini veren baş kahramanlar İhsan, Nuran, Suat, Mümtaz bir şekilde huzursuzlar .Huzur mu mutluluk mu? Sorusunun cevabını aratması bir yana Tanpınar'ın derin fikir, hayal ve kültürünü de gözler önüne seren bir kitap. Eski musikimizle kurduğu bağlar güzeldi.Yeni pek çok makamı öğrenmemi sağladı eser. Karamsar bir bakış açısının olması ise beğenmediğim tarafıydı. Ben kendi adıma Saatleri Ayarlama Enstütüsünü daha çok sevdim.
Şiir
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma