DERVİŞ ABDULLAH N...

DERVİŞ ABDULLAH N...
@Dervisabdullah
* Gayrı mevsim hazan, duygu hüzün... ** Şimdilik sadece Divan Edebiyatı
Hüsran
Hasret bize sohbet yine ağyâra mı kaldı Gül goncası bülbülden uzak hâra mı kaldı Binlerce yemin hepsi yalan hepsi dolanmış Dünyâda vefa küfr ile inkâra mı kaldı Gül çehreyi sarmış o siyah saç çepeçevre Bilmem ki güzel bağ kuruyup mâra mı kaldı Kaç bin senedir çözmedi hiç kimse bu aşkı Rabbim bu çetin bilmece efkâra mi kaldı Bir gün arayıp sormadın ahvâlini hiç Ey sevgili şaşkın Seferî kâra mı kaldı
Sayfa 81·Kitabı okudu
Reklam
Dünya
Vicdan taşıyan kullara yorgun yeri dünyâ Vicdânı kararmışlara vurgun yeri dünva Eğlencesi çok neş'esi bol zevkına son yok Allâh'ı unutmuş nice çılgın yeri dünyâ Cennet görünür bahçesi gerçek ise başka Âdem denilen gâfile sürgün yeri dünya Dil verme kanıp sen gülünün rengine bülbül Biçârelerin düştüğü yangın yeri dünyâ Olmazsa da sevmek ve sevilmek gibi nimet Gel gör ki bugün hâlini dargın yeri dünyâ Gec kalma çabuk yollara düş ey Seferî koş Eğlenme sakın durma kudurgun yeri dünyâ
Sayfa 79·Kitabı okudu
Düşkün
Bir sevgili buldum seri sevdâya düşürdü Dağlar delisiyken dili deryâya düşürdü Yalnızlığa katlanmağa hicrâna alışmış Sakin yaşayan miskini hülyâya düşürdü Yıllar yılı gündüz gece hiç uykuyu bilmez Hasretle açık gözleri rûyâya düşürdü Bilmez idi Mecnûn ile Ferhâd ne çekerler Öğren diye Şirin ile Leylâ'ya düşürdü Kuşlar gibi sonsuzluğa düşkün Seferî'yi Kandırdı da Mecnûn gibi sahrâya düşürdü
Sayfa 73·Kitabı okudu
Geçer
Her gönlü o gül kendine bağlar da geçer Sevdâsı harap sineyi dağlar da geçer Âşık yanılıp semtine uğrarsa eger Aslâ yüzi gülmez yine ağlar da geçer Görmez yıkılan bunca gönül hânesini Coşkun suya benzer yine çağlar da geçer Her şey sararır samyeli vurmuş gibi gör Bülbül dolu cennet gibi bağlar da geçer Kalmaz Seferî kimseye dünyâ bilesin Geçmez, dediğin gün ile çağlar da geçer
Sayfa 72·Kitabı okudu
İNANDIN
Biçâre gönül boş yere dünyâya inandın Gerçek sanarak bir sürü rûyâya inandın Ferhâd ile Şirin dudağın nârına yandın Mecnûin ile bir saçları Leylâ'ya inandın Bir servi boyun ardına düştün de dolaştın Bülbül gibi her dem gül-i rânâya inandın Hiç duymadığın sözlere kandın da yanıldın Mestâne o gözlerdeki mânâya inandın Bin derd ile yollarda bıraktın Seferî'yi Fettâna uyup bir kuru sevdâya inandın
Sayfa 70·Kitabı okudu
Reklam