Gerçek üniversitenin diyor, spesifik bir yeri yoktur.
Mala mülke sahip değildir, ücret ödemez ve maddi bir aidat almaz.
Gerçek üniversite zihinsel bir durumdur. Yüzyıllardır sürüp bize dek gelmiş ve herhangi belli bir yeri olmayan büyük akılcı düşünce mirasıdır.
O, geleneksel olarak profesör unvanı taşıyan bir grup tarafından yüzyıllardır
yeniden üretilip gelmiş bir zihin durumudur, ama bu profesör unvanı bile gerçek üniversitenin bir parçası olamaz.
Gerçek üniversite, aklın kendisinin sürüp gitmesinden başka bir şey değildir.
Evlilik diyorlar tüm bunlara; ve cennette kıyıldığını söylüyorlar nikahlarının.
Eksik olsun lüzumsuzların bu cenneti!
Eksik olsun bu cennet bağıyla birbirine bağlanmış hayvanlar!
Birleştirmediğini kutsamak için aksayarak yaklaşan o tanrı da uzak dursun benden!
Gülmeyin böyle evliliklere! Hangi çocuğun bir gerekçesi olmadı ki, ağlamak için anne babasının haline?
Dünya bir gün beni gülünç bir cezaya çarptıracak: Beni klimalı bir zindana kapatıp floresan lambaların altında, ses geçirmez duvarların arasında, o küçük, kauçuk kalpleriyle bağlandıkları her şeyi küçümsememin bedelini ödeteceklerinden eminim.