Δες Τινα

Δες Τινα
-Kaybolacak güzel bir yer bulmak için geçtiğim her köprüyü yakıyorum..-
Düşünce Bulantıları - Pavyon * Dayılar * Freud
Bugünkü düşünce bulantımız; pavyonda dert anlatan dayılar ile yaşamın temeline cinselliği alan Freudyen psikolojik çözümlemenin ilişkisi… Evet konu cidden bu :D Hepimizin zaman zaman dertleri elbette oluyor, hatta derdin büyüğü küçüğü olmaz lakin, bazılarımızınki dehlize sürüklüyor, bazılarımız o dertle yaşamayı öğreniyor fakat; özellikle pavyon kültürü ile erkeklerin (özellikle belirli bir yaş üstü erkeklerin) -ki biz burada o erkeklere ‘’dayı’’ diyeceğiz :D- kendi cinsel baskınlıklarını, kendi varoluşlarını kabul ettiremedikleri gerçekliklerini, bir hikayeye dönüştürüp oradaki cinsel açıdan tahrik edici kadınlara anlatma durumu tezlere konu olacak cinstendir. Bakın bu dayılar psikiyatriste git deseniz size kıçıyla gülüp; ‘’Deli miyiz oğlum biz!’’ diyecekken, oradaki kadınlara giderek alkol-müzik ve güdülenme aracılığı ile borca girmeyi göze alarak dert paylaşımı yapıyorlar. Burada çok acınası bir durum var, o da şu ki bu insanlar imkan verilse güdülerinin hakimiyetindeki simülasyona koşarak kaçabilirler. Freud açısında aslında bu dayıların olgulaşmadığı ve hatta oedipus kompleksine sahip olduğu bile söylenebilir. Amaçları tedavi de değildir, amaçları gerçek hayatta kabul ettiremedikleri karaktersel varlıklarını, o simülasyon içerisinde karşı tarafın methiyeleri eşliğinde, elde avuçta ne varsa vererek (maddi varlıkların fedası ile) kabul ettirmektir. Psikiyatri ya da terapi değil de pavyon tercihinde bulunan birçok dayının asıl amacı kabullenilir olmaya çalışmak olması -zira oradaki kadınlarla seks yapamayacaklarını biliyorlar- zihnin mantıktan çok güdülere sığındığını gösteriyor. Çünkü bu kişiler kabullenilebilirliği en zayıf oldukları güdüde, çiftleşme yani seçilebilme güdüsünde arıyorlar. Bu konuya dair güzel bir tez var linkini yoruma bırakacağım, fırsatınız
1000k
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
23 Nisan Çocukluk Fotoğrafı Etkinliğine Hoş Geldiniz
Merhaba sevgili okurlar, biliyorsunuz yarın 23 Nisan, neşeyle doluyor insan :D “Keşke herkes bir günlüğüne profil fotoğrafına çocukluk fotoğrafını ekleseydi” düşüncesinin etkisiyle 4 yıldır düzenli yaptığımız bu şirin etkinliği devam ettirmek istiyorum 💃🏼 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı süresince kendi küçüklük fotoğrafınızı, eğer kendi fotoğrafınız yoksa sevdiğiniz bir çocuğun (yeğeninizin, kuzeninizin, çocuğunuzun, torununuzun ya da cici bebenin üzerindeki bebeğin :D vs.) fotoğrafını da profil fotoğrafı yaparak bu mini fotoğraf etkinliğine katılabilirsiniz. :) Bize yüklenen tüm aidiyetliklerin ötesinde bir günlüğüne çocuk yanımızla bakışmanın ve birbirimizi o bakıştan görebilmenin güzel olacağını düşünüyorum. Belki bir gün boyunca yalnızca çocuk hallerimizi görürsek bu sanal dünyada, birbirimizle olan ego savaşlarımızı ve kızgınlıklarımızı bir nebze yetişkinlerin dünyasına sallayabilir ve mutlu olabiliriz. Burada yokluğum süresince bu etkinliği benim adıma sürdüren Hasan ve Grekov KafkayevskiGrekov Kafkayevski arkadaşlarıma teşekkürü borç bilirim. Yorum yaparak ve paylaşarak yayılmasını sağlarsanız çok sevinirim. Çocuk profilleriyle dolu bir 1K görmek ümidiyle. :) Ve elbette bu anlamlı günün mimarı, Mustafa Kemal AtatürkMustafa Kemal Atatürk'ü saygı, sevgi ve özlemle anıyorum. İyi ki... 🖤
1000k
Vicdan mastürbasyonu
Okullarda yaşanan olaylarla ilgili sitede şöyle bir gezineyim dedim ve bu siteye dair enteresan bir şey fark ettim; sistem eleştirisinden ziyade insanların kendilerinde oluşan duygu tepkileri var. Cidden mantıklı bir biçimde olabilecek durumları sıralayıp devlet - iktidar eleştirisi yapmak yerine ölen çocukların cennete uçtuğu öldüren çocuğun da muhtemelen cehennemi boyladığını planladıkları ucuz ve sıradan fikirleri ile vicdan mastürbasyonundan öteye geçmeyen yüzeyselliğe sahipler. Tam da bu nedenle üzgünüm ama şuradaki çoğu insan için bu site kitap sitesi değil etkileşim sitesidir. Yüzeyselliklerine dikkat ederseniz söylemlerinin de mantıksızlığını görebilirsiniz. O nedenle olaylar üzerine konuşmaktansa olayların oluşmasına sebebiyet veren asıl sistemi çözmek için konuşmak sizi bakabilmekle görebilmek arasından o ince farka eriştirir.
Siyaset & Politika
Düşünce bulantıları
Bir şeyler yazmanın, kendi zihnini bir başkasına hatta başkalarına açmanın ve bir kişinin kendi sahnesindeki oyuncuları bir başkasına yazı ile aktarmasının hâlâ çok garip olduğunu düşünüyorum. Belki bunu ilk tanrı başlatmış olsaydı dine inanabilirdim, fakat maalesef :d yine de sırf bu sebepten insana daha büyük saygıya sahibim.
Felsefe-Düşünce
Şimdi biraz ağır bir eleştiri sunacağım; bence birçok erkek yazar “özellikle kadınlara ağır sallayan ve aşağılayan erkek yazarlar” inceldir. Fakat edebi ya da felsefi olarak etkileyici şeyler yazdıkları için kimse çıkıp da onlara, “SEN KADINLAR SÖZ KONUSU OLUNCA YETERSİZSİN KARDEŞİM!” demediği için bu konuda cesur bir yorum yapılmamıştır. Ben diyorum, çoğu erkek yazar kendi kifayetsizliğinin cezasını, kendi edebi yeteneğinin arkasına saklanarak ve kadınları aşağılamayı bir maharet olarak görerek, kadına kesmektedir; fakat üzgünüm kadınlar konusunda bir bok bilmemekle birlikte bir bok da değillerdir. :) Şimdi birkaç örnek de sunacağım, Fernando PessoaFernando Pessoa Charles BukowskiCharles Bukowski Cesare PaveseCesare Pavese Arthur SchopenhauerArthur Schopenhauer üzgünüm ama Friedrich NietzscheFriedrich Nietzsche AristotelesAristoteles Varsa eklemek istedikleriniz duymayı çok isterim ben denk geldikçe ekleyeceğim :d
1000k