”Tek sınır bizim kendi koyduklarımızdır.”
Kişisel gelişim kitapları okumayı sevmem çünkü bana pek gerçekçi gelmezler. Ancak bu kitapta yazar kişisel gelişime farklı bir boyut kazandırmış. Yazar vermek istediklerini doğrudan, madde madde sıralamak yerine; bir kahraman üzerinden kurgulayarak kendinizi bir terapi seansında hissetmenize vesile olmuş.
Kitabın içeriğine kısaca spoiler vermeden geçecek olursam; Paris’te Eyfel kulesinin en tepesinde intihar etmek üzere olan kahramanımız Alan’ı Psikiyatr Dubreuil’in onu kurtarmasıyla hayatının değişimini okuyoruz.
Kitap; özgüven, korku, kaygı ve kendi bakış açımızla kendimize dair koyduğumuz engelleri nasıl aşacağımızı Alan’ı evrenselleştirerek kaleme alınmış.
Gounelle diyor ki “Korkularımızın çoğu kendi zihnimizin ürünüdür.”
“İnsanları değiştiremezsin, biliyorsun. Onlara ancak bir yol gösterebilir, sonra da bu yola girme arzusu verebilirsin.”
“ Sen itersen o direnir. Dumanı tersine çevir…”
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?