İnsan evvela kendi kendisinden utanır gibi olur ama, bilir misin, bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır. Vicdan azabı dedikleri şey, ancak bir hafta sürer.
Sonra kitaplarda, hayatta nasıl kullanacağımı bilemediğim gerçekleri okuduğum zaman, arkadaşlarımla oturduğumuzda, dedikoduları, yorumları, ince laf sokuşturmaları, art niyetli, soğuk gevezelikleri, boş lakırdıları dinlerken sönüş devam etti. Karşılıklı sevgi ve sempatiye dayanmayan, amaçsız, sırf ilişkiyi sürdürmek için kurulan dostluklara şahit olurken hayat ışığım iyice karardı.
Herhalde kendi varlığına karışarak yok olmak en akıllıca yöntemdi. Belki de bu yüzden delirmişti Cennet'in oğlu; kendini kendine gömebilmesi için delirmesi, delirmesi için de herkesten akıllı davranması gerekmişti.
Her konuda olduğu gibi Ceza Hukukunda da iyimserler vardır, kötümserler de.
İyimserlere göre, "Suçluyu kazıyınız, altından insan çıkar", "Amaç, suçluda ki insanı değil, insandaki suçluyu yok etmektir", "Islak edilemeyecek suçlu yoktur, yeter ki, Bilim bunun çaresini bulabilsin."
Kötümserler bunun karşıtına inanırlar: "İnsan suçlu doğmaya görsün, sosyal koşullar iyi de olsa, kötü de olsa suç işleyecektir", "İnsan suçlu doğmuşsa onu önlemek olanaksızdır."