Bu güne kadar okuduğum en iyi kitap olabilir. Aslında kısa bir süre önce tesadüfen kitabın filmini izledim. Filmin sonunda kitaptan bahsediyordu. Acaba Türkçe'ye çevrilmiş olabilir mi? diye araştırırken zor da olsa 20. Yıl baskısını buldum.
Filmin gerçek hikayelerden alındığını, ve kitabın da hikayenin kahramanlarının günlüklerinden toplandığını öğrenince gelir gelmez okumaya başladım.
Filmden çok daha ayrıntılı bir anlatımı var. Her sayfasında okuyanları derinden etkileyeceğine bahse girebilirim.
Kitabı almak isteyenlere küçük bir tavsiyede bulunmak isterim. Yanılmıyorsam kitap ilk 1999-2001 yılları arasında basılmış. Daha sonra onuncu yılında ve son olarak 2021 de yirminci yılında eklemeler yapılarak güncellenmiş. Bu yüzden yirminci yıl baskısını alırsanız kahramanların yaşamlarının, bu yirmi yılda yaşadıklarının tamamını okuyabilirsiniz.
Farklı dinden, dilden, ırktan olan ve cehennemin içinde yaşayan lise öğrencilerinin hayatına giren İngilizce Öğretmeni Erin Gruwell bu çocukların mutsuz ve umutsuz hayatlarına nasıl dokunduğunu, beraber neleri başardıklarını okuyacaksınız.
Umarım her çocuğun hayatından bir Erin Gruwell geçer.
Genelde okuduğum kitaplar için birşeyler yazmıyorum ama bu kitapta herşey çok farklı.
#y:1223 yazarın okuduğum ikinci kitabı. Tanışma kitabım. Kayıp Ruhlar Durağı Bu kitapta da çok sarsılmış uzun süre kitap üstünde arkadaşlarımla konuşmuştuk.
Şimdi Ardımda Kalanlar bitirdim. Kitabı kapattım gözlerimi kapatıp bir süre düşündüm herşeyi sindirmeye çalıştım. Neler olduğunu merak ettiğim için kitabı çok kısa sürede okudum ve sonundaki yazarla yapılan söyleşide kitaptaki olayların hastanelerin gerçek olduğunu bir araştırma sonucu kitabın yazıldığını öğrenince daha derinden etkilendim.
Konu iki farklı tarih üzerinde kurgulanmış. Büyük kısmı akıl hastanelerinde geçiyor (Yazarın okuduğum ilk kitabı da akıl hastanesinde geçen bir hikayeyi anlatıyordu.) Bütün kitapları mi böyle diye düşünüp elimdeki diğer kitaplarının da konularına hızlı bir göz attım. Neyse ki hepsi ayni değil :)))
Bir ailenin çocuğuna karşı ne kadar kötü olabileceğini düşündüm okurken kitabı. Bir çok yerde kalbim sıkıştı.
İlk kitabı gibi bu kitap da beni derinden etkiledi. Yazarın anlatımı da bence çok duru ve rahatça okunabilir.
Çok uzun uzadıya anlatmaya gerek yok.
İnsanın kendisine yaptığını kimse yapamaz. İnsan acımasız bir yaratık. Yakıp yıkmakta, herşeyi mahvetmekte üstüne yok.
Yine mükemmel bir Ahmet Ümit romanı. Hele bir de romanda Başkomiser Nevzat varsa çok şey anlatmaya gerek yok. Oturup keyfini çıkararak okumak gerekiyor.
Şunu söyleyebilirim bir İstanbul Hatırası kitabında çok şaşırmıştım bu kitabın üzerine herhalde yazardan daha iyisini beklemek yanlış olur diyordum (yanılmışım) Kavim kitabında daha çok şaşırdım. Bu kitabı da çok sevdim.
Polisiye sevenlerin okumasını şiddetle tavsiye ediyorum.
Serebral Palsi (Beyin Felci) olduğu halde, yanlış teşhis konup zihinsel engelli diye ailesi tarafından akıl hastanesine terkedilen ve senelerce orada kalan, herşeye rağmen hep mutlu olmayı başaran Petey'in hikayesini okuyacaksınız.
Yazılacak çok şey var aslında ama herkes merak edip okusun istiyorum.
Sadece şunu söyleyebilirim... Her sayfasında hem gülümseyecek hem ağlayacaksınız ve herşeye rağmen vazgeçmemeyi öğreneceksiniz.