"Cam kırıkları gibi değildi can kırıkları. Cam kırıkları derini keserken, can kırığı göğsünü paramparça ederdi. Içindeki kırıklar göğsüne battıkça da acı katlanılmaz bir seviyeye ulaşır, salt acının varlığını yüreğini deşe deşe hissettirirdi."
"Dirayetliyim, kaldırırım her şeyi diyen biri omuzlarında yük biriktikçe kaldıramıyorum bu kadarını diye bağırır, farkına varamadan geçip giden ömrünü geri isterdi. Zaman acımasızdı. Aktıkça durduramaz, hiçbir şeyi geri alamazdınız."