Her insan hem tek ve benzersiz, hem herkes, her birey evrensel. Oysa ne kolay olurdu bunalımın, umutsuzluğun ve paniğin milyarlarca insana eşit dağıtılması. O zaman hissettiğimiz bunalım, evrensel acının üç milyarda biri olurdu. Ama hayır, her insan ölürken, yıkılan koskoca evreni sürükleyecek ardında.
Çocuklarını istismar eden ana babalara yalnızca "katı" denildiği; iliklerine kadar sömürülen kadınların ruhsal yaralanmalarına "sinir krizi" adı verildiği; sımsıkı korselere sokulan, sımsıkı dizginlenen kız ve kadınların "edepli", "zarif" görüldüğü bir zamandı ve hayatın sayılı anlarında yakalarını kurtarmasını beceren diğer kadınlar ise "kötü" damgası yediler.
Kendi hayatımıza ilişkin hatırladığımız ya da hatırladığımızı sandığımız şeyler, genellikle duygulara, arzulara ve hayatı sürdürme stratejilerine bağlı olduğu için, aldatıcıdır. Kaderimizle başa çıkabilmek için yanılsamalar yaratırız kendimize.