Hoş duygulara fazla bağlanmayın. Hayatınızın merkezine bu hoş duyguların peşinde koşmayı koymayın. Hayatınızda hissettiğiniz diğer her duygu gibi, hoş duygular da gelip gidecektir.
Kendini kabul; varlığınızla, kim olduğunuzla mücadele etmemek, bir satranç oyunundaki siyah ya da beyaz taşlar olmadığınızı fark etmektir. Daha ziyade satranç tahtası gibi olmaktır. Taşlarla yakın temas halinde olmak ama kavganın içine sürüklenmemektir.
Üzülmek, kızmak, hırçınlaşmak, ağlamak insanların dünyasının değişmez bir parçası. Ben de otuz yıldır bunu tecrübe ediyorum ve bıktım. Bıkmış olmam yetmezmiş gibi oyun veya romanlarda aynı hisleri deneyimlemek de yorucu geliyor. Benim istediğim şiirler böyle dünyevi hislerden ilham alan türden değildi. Onlardan kurtulduğun, kısacık bir an da olsa bu gri dünyadan ayrılabildiğin türdendi.
Bu hayatta yirmi yıl yaşadıktan sonra dünyanın yaşamaya değer bir yer olduğunu anladım. Yirmi beş yıl yaşadıktan sonra aydınlıkla karanlığın bozuk para gibi iki tarafı olduğunu, ışığın vurduğu yerde mutlak gölgenin de olacağını anladım. Otuzuncu yılımı yaşadığım şu anda ise şöyle düşünüyorum: Mutluluk arttıkça hüzün de iyiden iyiye artar. Keyif hissettikçe çekilen acı büyür. Bunları ayırmaya çalışırsan hayatın akışı bozulur. Bir araya getirmeye uğraşırsan başarısız olursun. Para önemlidir. Ancak senin için önemli şeyler çoğaldıkça, kaygılar uyku sırasında dahi peşinden gelmez mi? Aşk mutluluktur ancak bu mutlu aşk ağırlaştıkça ve taşınması zorlaştıkça insan aşksız geçen zamanlarını daha bir sever hale gelmez mi?
GÖZLEMLE, bu dürtüyü meraklı bir bilim adamı gibi gözlemek anlamına geliyor. Bu dürtüyü vücudunuzun neresinde hissediyorsunuz? Size ne hissettiriyor? Bu dürtüyle ilişkili düşünce ve görüntülerin farkına varın ve sessizce bu dürtüyü hissettiğinizi görün (örneğin ‘Kaçıp gitme dürtüsü hissediyorum.’).
NEFES VER, yavaşça ve derin derin birkaç kez nefes almak anlamına geliyor. Dürtünüzün içine nefes verin ve onun için bir yer açın.
SÖRF YAP, dürtünüze sörf yaptığınız bir dalgaymış gibi muamele etmek anlamına geliyor. Dürtüyü nerede hissettiğinizi ve onun ne kadar şiddetli olduğunu fark edin. Dürtünün büyüyüp büyümediğini, tepe noktasına ulaşıp ulaşmadığını ya da geçip geçmediğini takip edin. Dürtüye 1 ile 10 arasında bir puan verebilir ve dürtü büyüdükçe, tepe noktasına ulaştıkça ve yatışıp geçtikçe sayıların azalıp artmasını izleyebilirsiniz. Acele etmeyin. Kendi keyfine göre yükselip alçalmasına izin verin.
YER AÇ, dürtünüzün içine nefes verip ona yer açmak anlamına geliyor. Bu dürtü ne kadar büyürse büyüsün, siz daha büyüksünüz! Dürtüyü kendi haline bırakın; onunla mücadeleye girişmeyin. Siz ona yer açmaya devam ettiğiniz sürece, er ya da geç bu dürtü tepe noktasına ulaşacak ve sonra kaybolup gidecektir.
YENİDEN ODAKLAN, size yardımı olmayan düşüncelerden kendinizi sıyırıp dikkatinizi içinde bulunduğunuz yerde ve anda olan bitene yeniden vermeniz anlamına geliyor.
DEĞERLER, bir an durup sizin için önemli olanla -nasıl biri olmak istediğiniz ve nasıl bir hayat kurmak istediğinizle bağlantı kurmak anlamına geliyor. Sonra hayatınızı değer verdiğiniz doğrultuda yürütecek, bir fark katacak bir eylem seçeceksiniz.
KENDİNİ VERMEK, seçtiğiniz değerli eyleme tamamen kendini vermek anlamına geliyor. Duygu ve düşüncelerinizi kendi haline bırakıp tüm dikkatinizi eylemlerinize