MKG

MKG
@Dreamer21
Psikolojik Danışman
Lisans
72 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·560 syf.··
2023 1. kitabı
Öncelikle bu kitap serisini sadece hikaye/roman amaçlı okuyacak var ise bence lütfen okumasın.Ya da en azından bu amaçla başlayıp sonradan kıymet bilen kitle olmadıysanız 3. kitaba kadar gelmeyi beklemeyin. Sonra burada, yok kurgu şöyleydi yok böyleydi diye olumsuz yorumlar çoğalıyor. Sizce yazar burada sadece edebi kaygı mı taşıyor? Evet ise cevap, siz olayı hiç anlamamışsınız. Altı çizilerek okunmalı. Ufku açan bir kitap serisi. Okuyunca bazı bilimsel gerçeklerden ne kadar uzakta olduğumuzun farkına vardım. Bunu özellikle son kitapta net bir şekilde hissettim. Bilim üretmeye devam ediyor, peki biz? Özellikle araştırma yaparken konuyla ilgili açıklama ve düşüncelerin çoğunun yabancı kaynaklı olması ve iyi bir ingilizceniz yoksa anlayamamanız size ne ifade eder? Soruma cevap oluşturur mu? Ayrıntılı incelersek tabiki eleştiri yapacağız. Önceki iki kitaptan biraz daha farklı bir kitap karşılıyor sizi. *Mantık yine aynı: Kurgu içerisine bilimsel bilgiler serpiştirilmiş. Fakat ilk iki kitapta beynin çalışma yapısı ile ilgili olan gerçekler, bu kitapta biraz daha az yer alıyor. Bu kitabın ana konusu yapay zeka ve gelişimi. *İlk iki kitaptaki kurgu daha çok yer alırken bu kitapta bilgi daha öne çıkarılmış. Yazar bazen bilgileri sığdırabilmek için uğraş vermiş gibi hissettirdi. Özellikle okuyucu heyecanla sona yaklaşırken dahi bilgi temelli olması beni de biraz rahatsız hissettirmedi değil. *Bazı karakterlerin de veda sözlerini okumak isterdim. Sonuçta karakterlerle kurulan bağ da var. Takip ediyorsanız son zamanlarda beynin 4. bir katmanı daha olduğu keşfedildi. Yazar da 4. kitabın sinyallerini verdi. Sevenlere duyurulur ;)
Bilim
Dura MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20217,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·536 syf.··
2020 7. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2020 17:30
Nazan Bekiroğlu'nun Nar Ağacı'nı okumak zordur. Bir sabır gerektirir. Önce kitaba adapte olacaksın, karşına eski zamanlarda kullanılan bilmediğin kelimeler çıkacak; onları araştırıp bulacak, kitaba not edeceksin, sonra mekan çeşitlenecek; bu mekanları ve tarihlerini araştıracaksın, betimlemeler başta sıkacak. Ama sen direneceksin ve sonrasında inanılmaz bir dünya çıkacak karşına. Başlarda "Haydi olay örgüsü gelsin artık" dediğin kitabı biraz okuduktan sonra " Bu betimlemeler nerden aklına geliyor yazarın yav, ne kadar güzel bir bakış ve algı" derken buluvereceksin kendini. Kalbine ve ruhuna dokunacak. Geçmişe dair bir çok şey öğreneceksin. Olaylara farklı bakış açılarından bakacaksın. Karakterlerle birlikte sen de yaşayacaksın anlatılanları. Bir kitapseverin bir kitaptan alması gereken herşeyi almış şekilde nihayete erecek. Ve sonunda, kitap bittiğinde, inanılmaz bir doyum alacak ve iyi ki okumuşum diyeceksin. Ne demişler, her sabrın sonunda bir selamet vardır. Zor olduğu için güzeldir. O yüzden bu kadar tatlı gelmiştir belki de bu kitabı okumak :)
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2020 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2020 23:40
Kitabın ana konusu mikrobiyota. Bağırsaklarımızda yaşayan bakterilerin bir beyin gibi davranıp bizi nasıl etkilediğinden bahsediyor. Yazarın da sürekli belirttiği gibi kitabın yazılış amacı yediklerimiz konusunda tavsiye vermek, kilolarımıza karışmak değil; vücudumuzda hiç de farkında olmadığımız ve sayıları hücrelerimizden de fazla olan bu canlıların bizi nasıl yönlendirdiğini incelemektir. Kitabı yazan kişiyi tanımasaydım yine de alır mıydım bilmiyorum. Zira biyoloji çok fazla okuduğum bir tür değil. Ama Serkan Karaismailoğlu okuduktan sonra insanın bir anda keşke bilim adamı/ kadını olabilseydim de şuncacıkları (kitabı okuyanlar ne demek istediğimi anladı) görseydim diyesi geliyor. Mikrobiyota üzerinde son zamanlarda araştırmalar yapılmaya başlanmış ve insanlar üzerinde ne gibi etkileri olduğu incelenmeye çalışılmış. Yazar da öne çıkmakta olan bilimsel araştırmalar ile desteklemiş kitabı. Resimleri ve Serkan Karaismailoğlu'na özel o ironik dili ile de yüzünde bir tebessüm oluşturuyor insanın ve akıp gidiyor sıkmadan. Öyle ki kitabı okurken farkediyorsunuz ki mikroskopla görülebilecek bu minik canlılar hafıza, öğrenme, uyku kalitesi, yeme tercihleri, karakter, ruh hali ve eş seçimine kadar kısacası aslında tüm hayatımızı etkiliyor.
Beyinde Ararken Bağırsakta BuldumSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20178,6bin okunma
Puan vermedi·196 syf.··
2020 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2020 21:31
Uzun zamandır instagramdan takip ettiğim yazar, çok naif, gündelik bir dil kullanıyor fakat tam da durumumuzu özetleyen, tam onikiden kalbimize isabet eden yazılar paylaşıyordu bazen. Sonra dedim ki ben bu yazarı okumalıyım. Son kitabı olan "Gelirken Ekmek Al" ı kütüphaneme ekledim. Bir hikaye kitabı. Çok keyifli. Okurken yüzümden gülücükler eksik olmadı, argoyu bile o kadar incitmeden, insanın kafasına kakmadan kullanmış ki. Mecazları kullanması hele.. Özellikle "Muazzez" adlı hikayesinin tümünün altı çizilesi. Yani okuyun mutlaka ve nasıl keyifli bir yazar olunabilir görün.
Gelirken Ekmek AlŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20259,7bin okunma
Puan vermedi·180 syf.··
2020 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2020 22:43
Çocuk resimlerinin inceleyen gözler için aslında ne kadar da anlamlı olabileceğinin farkındalığını veren fevkalade bir kitap. Bunu bu zamana kadar eğitimle ya da psikolojiyle ilgilenen çoğu birey az çok duymuştur ya da anlayabilmiştir; fakat bir kuram gibi her yaş düzeyinin belli resim figürlerinin olduğu ya da çocukların bazı özelliklerini, çevresini, isteklerini, ilgilerini resim yoluyla nasıl açıkça yansıtabileceği, resim yorumlamanın çok da basit bir iş olmadığı bu kitap okuduktan sonra daha iyi anlaşılıyor. Resim örneklerine yer vermesi konuyu somutlaması açısından da çok ilgi çekici. Özellikle anne baba ve öğretmenler mutlaka okumalı.
Resimleriyle ÇocukHaluk Yavuzer · Remzi Kitabevi · 2019708 okunma
Reklam