Her insan için bir işte çalışmak farz olduğundan, insanların kimi çiftçilik, kimi sanatkârlık, kimi gemicilik ve kimi ilim bilim, velhasıl herkes bir şeyle uğraştığı halde, işsizler tadına doyulamayan okumak,yazmaktan mahrum olduklarından dedikodu ve fitnelikle uğraştıkları bilinen bir şeydir.
Şu " seviyorum" kelimesi ne acayip bir kelimedir! Ne kadar çok söylenirse söylensin eskimez! Anlamını yitirmez! Modası geçmez! Bir bedbahtın saadetine,bir aşığın felaketine sebep olabilir. Kimini canına kıydırır, kimini mutluluk içinde yaşatır. Nice defalar yalan yere söylenmiş, sahtekârların işine yaramış, nice masumların baştan çıkarılmasına hizmet etmiş, binlerce vaadin yerini tutmuş da hala bu söze itibar ediliyor.
Rıfkı ve Remzi gibi babalarının karşısında, annelerinin ağzını açmaya cesaret edemeyip, kocasının getirdiği bir basma elbiselik için birkaç kere el etek öptüğünü ve külbastı tuzsuz olmuş diye sille tokat dayak yediğini gören adamların nezdinde es denilen şeye neden kadir kıymet versinler ki? Bu gibi erkekler,evlilik hayatını, yaşadığını sadece kendisinin iddia ettiği bir kadını hiçbir hata kabul etmeden hareket eden bir makine gibi görürler. Belki de eşlerinin cansız olduklarını düşünürler! Hatta bunlar eşlerine katlanamayacak derecede yaptıkları zulümlerini para ve hediyelerle örtmek isterler ki onlara da öylelikle gönülleri hoş edilen es lazımdır.
İnsanlar arzu ve niyetlerini istedikleri gibi düzenlerler. İşleri için plan yaparlar. Bu planları uygulamak ve planlarını hazırladıkları zaman sanki is tamamıyla öyle olacakmış ve istedikleri şeye ulaşacaklarmış gibi davranırlar. Ne büyük yanılgı! O hata olmasa " Ben bunu şöyle yapacağım " sözünü söyleyen bulunmaz. Onu öyle yapabilmek için kendinizdeki hangi üstünlüğe güveniyorsunuz. Bir saniye süre için bile emin olamadığımız hayatımıza mı? Türlü türlü olay ve kazalar yaşanmaktayken hala asla ne olacağını bilemediğimiz geleceğinize mı? Bunca örnekler bile sizi uslandıramayıp hala cahil bırakan geçmişe mi?
Nasıl bir tanrının çocuklarıyız böyle
Her şeyde bir 'hak etmiyoruz' duygusu
Hayranlık ve küçümsemeden yapılmış
Zehirli bir sevgi, bir güzellik korkusu
Hepimiz içimizdeki şarkıyla ölüyoruz. Şükrü Erbaş