Ahlak adına bildiğiniz ne varsa unutun. Bu kitapta her türlü sadist, mazoşist, liberten, erotik, seksüel, anti metafizik düşüncelerle karşılaşacaksınız.
''Evet, Ben bir libertenim, itiraf ediyorum, bu konuda akla gelebilecek her şeyi düşündüm''
Ahlakı belirleyen nedir?
Yeryüzünde çoğunluğun tarihsel olarak bir metafizik düşünceye bağlı olduğunu düşünürsek inançlar farklı olsa da benzer ahlaki ögelerin hakim olduğunu görürüz. Herhangi bir inanca sahip olmayanlar bile bu ahlaki ögelerin etkisi altındadır.Sade ben bir libertenim diyerek buna karşı çıkıyor ve toplumda ahlak adına ne varsa baş aşağı ediyor. Onun için sadece doğa yasaları vardır ve sapkın düşüncelerini bu sistemde meşru göstermeye çalışır.
Tanrıya her fırsatta küfreder ve "Var olmayan bir tanrıyı hiç bir din memnun edemez" der.
Kralların kendilerini korumak için kullandıkları bir alettir din ve karşı olduğu monarşik din kisvesinin hegemonyası altındaki cumhuriyetler mevcuttur. Oysa Sade'ın ideali özgürlükçü seküler cumhuriyetçi bir yönetimdir.
Peki Sade'ı yakmalı mıyız?
Düşünüyorum gözlemliyorum çevremi dünyayı yaşantıları toplumları haberleri inceliyorum ahlak adına ne varsa günden güne azaldığını hissediyorum. Ahlak dışı ne varsa her gün daha da çok karşılaşıyoruz. Hayatta daha ne ile karşılaşacağız derken daha da uç eylemlere şahit oluyoruz. Bence Sade'ı yakmamalıyız, aksine daha çok okumalıyız, gittikçe libertenleşen dünyada bilinç ve bilinç dışı etkinlikleri, düşünce faaliyetlerimizi daha çok sorgulamalı; daha sağlıklı ortak yaşam sağlama adına özgürlükçü ve saygın toplumsal normlar oluşturmak için daha da çok düşünmeliyiz.
Kitaptan sonra film önerim ise Kubrick'in Eyes Wide Shut (Gözleri Tamamen Kapalı) filmi