Emrullah Dinçer

Emrullah Dinçer
Bir çiçeğin ve kitapların kokusunu seviyorum.
Makine Mühendisi - Gemi Makinaları Mühendisi
Amasya Üniversitesi - Piri Reis Üniversitesi
Samsun
91 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Mükemmel bir ilk kitap (Bol bol spoiler!!)
10/10
·416 syf.··
2025 22. kitabı
3 Cisim Problemi, Cixin Liu’nun okuduğum ilk kitabı ve daha ilk sayfalardan, son derece zeki ve donanımlı bir yazarın kaleminden çıktığını hissettiriyor. Roman, yer yer bir fizik ders kitabının edebi bir anlatımla yeniden yazılmış hâli gibi. Her sayfasını merakla çevirmenin verdiği o mutluluğu tarif etmek zor. Bilim, uzay ve dünya dışı yaşam ihtimalleri üzerine düşünmeyi seven herkes için kesinlikle tavsiye edeceğim bir eser. Anlatım bazı okurlar için zorlayıcı olabilir; ancak ben kısa sürede okuduğum için takip açısından hiçbir güçlük yaşamadım. Romanın merkezinde, fizik ve matematiğin en karmaşık konularından biri olan “üç cisim problemi” yer alıyor. Bir sistemde üç yıldızın birbirine uyguladığı kütle çekim kuvvetleri yüzünden hareketlerinin hiçbir zaman düzenli tekrarlar içermemesi ve dolayısıyla öngörülemez hâle gelmesi, hikâyenin temel bilimsel çatısını oluşturuyor. Bizim Güneş Sistemi’mizdeki hareketleri tahmin edebilmemizin nedeni tek bir yıldız etrafında dönmemizken, üç yıldızlı bir sistemde kaos kaçınılmaz hâle geliyor. Cixin Liu, bu fiziksel problemi Trisolaris adındaki kurgu gezegen üzerinde ete kemiğe büründürerek anlatıyor. Trisolaris, üç yıldızlı sistemi nedeniyle aşırı sıcak ve soğuk dönemlerin öngörülemediği Kaos Çağı ile görece düzenli ve yaşanabilir Denge Çağ arasında gidip geliyor. Kaos dönemlerinde hayatta kalabilmek için bedenlerindeki suyu atarak bir tür “kuruyup uykuya yatma” formuna bürünen canlıların dramatik yaşam döngüleri, kitabın en çarpıcı kısımlarından biri. Bu uygarlık, sayısız kez yok olmuş ve yeniden doğmuştur. Sonunda Trisolarisliler, üç cisim probleminin çözülemeyeceğini kabul ederek gezegenlerinden ayrılmanın yollarını aramaya başlar. Dünyada ise hikâyenin merkezi karakteri Ye Wenjie. Çin’deki devrim sırasında babası —saygın bir
Bilim-Kurgu
Üç Cisim ProblemiCixin Liu · İthaki Yayınları · 20202,422 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ze adam oluyor
7/10
·85 syf.··
2025 21. kitabı
Delifişek, Şeker Portakalı serisinin üçüncü kitabı olarak, Zezé’nin çocukluktan delikanlılığa geçiş dönemine odaklanıyor. Bu kitapta, Zezé’yi artık daha büyümüş, hayatla ve kendi iç dünyasıyla daha yoğun bir hesaplaşma içinde görüyoruz. Gittiği okullarda zeki bir öğrenci olarak tanınsa da, duygusal ve kendine buyruk davranışları onun tıp fakültesi ikinci sınıftan ayrılmasına kadar varan önemli kararlarında etkili olur. Zezé, doktorluğun kendisine göre olmadığını fark ederek kendi sınırlarını keşfetmeye çalışır; düşüncelerini ve duygularını ise çoğu zaman denize açılarak sakinleştirmeyi başarır. Gençlik yıllarının getirdiği aşk ve tutku arayışları çevresi tarafından hoş karşılanmasa da, Zezé her zamanki gibi kendi bildiğini okumaya devam eder. Toplumun yanlış gördüğü davranışlarının ardında, insanın içindeki “kendini bulma” çabasının kimi zaman zorluklarla ve hatalarla şekillendiği gerçeği vardır. Edebi değer bakımından, Şeker Portakalı nasıl bir başyapıt niteliğindeyse, Delifişek daha çok bir “ek içerik” hissi uyandırıyor. Ana oyuna gelen küçük bir eklenti gibi: Aynı dünyanın içinde geçen, merak gideren, okuması keyifli ama çok derinlikli olmayan bir anlatı. Yine de Zezé’nin büyüme sürecine tanıklık etmek, onun iç çatışmalarını görmek ve duygusal dünyasına yeniden dokunmak kitabı kesinlikle okunmaya değer kılıyor. Ben kitabı severek okudum; elime başka eserleri geçse onları da okumaktan keyif duyacağım. Delifişek, seriyi sevenler için hoş bir tamamlayıcı nitelikte. Tavsiye ederim. DelifişekDelifişek José Mauro de VasconcelosJosé Mauro de Vasconcelos
Edebiyat
DelifişekJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202133,6bin okunma
Denizin Çağrısı
8/10
·192 syf.··
2025 20. kitabı
Roman, küçük yaşlardan beri denize tutkuyla bağlı olan Mahmut’un hayatını anlatır. Mahmut, denizin sesini, kokusunu, dalgaların düzenini kendine yol gösteren bir pusula gibi görür. Babası onu karada bir meslek sahibi yapmak ister; fakat Mahmut’un ruhu karaya sığmaz, o içten içe hep dalgaların çağrısını duyar. Zaman geçtikçe Mahmut kendine ait bir yol çizer. Bir yandan zorlu dalgalarla, bir yandan denizdeki geçim sıkıntısıyla boğuşur; hayat bazen acımasız ve yorucudur. Ama tüm bu zorluklara rağmen her defasında deniz ona özgürlüğü, nefesi, yaşama sevincini hatırlatır. Onun için deniz sadece bir su kütlesi değil, hayatı anlamlı kılan bir dost gibidir. Mahmut bir süre karada kalmayı dener, hatta düzenli bir hayat kurmaya yaklaşır. Fakat denizden uzaklaştıkça içindeki huzur da kaybolur. Denize duyduğu aşk onu yeniden eski yoluna çağırır. Bu çağrı öyle güçlüdür ki, sonunda Mahmut kaderini kabullenir: O, denizde doğmuş gibidir ve gerçek hayatı da dalgaların içinde olacaktır. Roman boyunca deniz insanlarının yaşamı, Ege kıyılarındaki sade ve samimi hayatlar, doğayla iç içe yaşamanın verdiği huzur ve zorluklar anlatılır. Mahmut’un hikâyesi, aslında insanın kendi içindeki sese kulak vermenin öyküsüdür. Öyle ki, bu kitap denizle hiç bağı olmayan bir insana bile denizi özletecek kadar etkileyicidir. Aganta Burina BurinataAganta Burina Burinata Halikarnas BalıkçısıHalikarnas Balıkçısı
Edebiyat
Aganta Burina BurinataHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 20226,2bin okunma
Bakır Yırtık
10/10
·94 syf.··
2025 19. kitabı
Kitap, alışılmış anlatı kalıplarını kenara iten, kendine özgü şiirsel diliyle kendi ritmini bulan bir eser. Okudukça seni daha da içine çeken, dokundukça başka bir yüzünü gösteren bir kitap Bakır Yırtık. Pamukçu, sesini yükseltmeden, bağırmadan, büyük laflara ihtiyaç duymadan kalbinin içinden geçenleri duyurmayı başarıyor. Kitabın en güzel yanı ise, okura kendi içindeki yırtıkları fark ettirmesi; her okuru kendisiyle sessiz bir diyaloğa davet etmesi. Veda: Bakır YırtıkVeda: Bakır Yırtık Güven PamukçuGüven Pamukçu
Edebiyat
Veda: Bakır YırtıkGüven Pamukçu · Yitik Ülke Yayınları · 20251 okunma
Acı dolu bir kitap (Spoiler)
9/10
·556 syf.··
2025 18. kitabı
·
Gazap Üzümleri’ni uzun bir zamana yayarak okumuş olsam da, etkisi hiç azalmayan romanlardan biri olduğunu söylemeliyim. Yer yer Jack London’ın Demir Ökçesini anımsatan bir yapısı var; çünkü her iki eser de ezilen, dışlanan ve bir lokma ekmek uğruna bütün gününü tüketmek zorunda bırakılan insanları anlatıyor. “Okie” olarak adlandırılan bu insanlar, Oklahoma’daki topraklarından zorla sürülmüş, Kaliforniya’da büyük iş fırsatlarının olduğu vaadiyle kandırılmış ve mecbur bırakılmış bir göç yoluna çıkmıştır. Roman boyunca Joad ailesini yakından takip ederiz. Ailenin her üyesi kendine özgü özellikler taşır; aralarındaki diyaloglar ise öylesine doğal, öylesine insani bir tonda ilerler ki Steinbeck’in gerçekçi anlatımı adeta sayfalardan taşar. Büyük Buhran’ın getirdiği kuraklık, ekonomik çöküş ve banka hacizleri sonucunda Joad ailesi de diğer Oklahoma’lılar gibi ortakçılık yaptıkları topraklardan zorla çıkarılır. Ellerindeki son eşyaları satarak zor bela kırık dökük bir kamyonet alır ve Kaliforniya’ya doğru zorlu bir yolculuğa başlarlar. Romanın büyük bölümü bu yolculuk üzerinde geçer; yolda yaşanan ayrılıklar, ölümler, karşılaşılan yeni karakterlerin düşünceleri ve yaşanan duygusal kırılmalar, romanın etkileyiciliğini artıran unsurlardır. Ne var ki hikâye ilerledikçe Joad ailesinin talihsizliği derinleşir. Bitmek bilmeyen yağmurlar nedeniyle sırılsıklam kalırlar; yiyecekleri tükenir, eşyaları ıslanır, moralleri çöker. Ailenin hamile kızı Rose of Sharon ise zor bir doğumla ölü bir bebek dünyaya getirir. Yaşadıkları yıkımın ortasında, ıslanmaktan kurtulmak için sığındıkları bir ahırda kendileri gibi perişan hâlde olan yaşlı bir adamla ve genç kızıyla karşılaşırlar. Kız, babasının altı gündür hiçbir şey yemediğini, açlıktan ölmek üzere olduğunu söyler. İşte romanın en vurucu
Edebiyat
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,6bin okunma