Emre çam

Emre çam
@E_emre
Ne fayda
Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün Dünya kadar malın olsa ne fayda Söyleyen dillerin söylemez olur Bülbül gibi dilin olsa ne faydaBir gün seni götürürler evinden Hakkın kelamını kesme dilinden Kurtulmazsın Azrailin elinden Türlü türlü yolun olsa ne faydaSen söylersin söz içinde sözün var Çalarsın çırparsın oğlun kızın var Şu dünyada üç beş arşın bezin var Tüm bedesten senin olsa ne faydaKul Himmet Üstadım gelse otursa Hakkın kelâmını bile getirse Dünya benim deyip zapta geçirse Karun kadar malın olsa ne fayda
Felsefe-Düşünce
Reklam
Bak şimdi şuraya, taştan bir adam kondurmuşlar, Adam düşünüyor ama derdini bunlar almışlar. Yani şimdi şu düşünen herif, Dizini-dirseğini kırmış, öööyle düşünüyor.. İyi, güzel, tamam da, ne düşünüyor, bilen var mı? Yani şimdi onun, öyle kara-kara düşünmesi için Ortada, görünür bir sebep var mı? Yaa, bu herif hiçbir maça gitmiyor, Takım filan tutmuyor, loto-ganyan oynamıyor. Sonra bu herif, tele-voleleri, dizileri takip etmiyor, Kira derdi, vergi derdi, askere gitme derdi yok. Onu, gözetleme evinde kimse gözetlemiyor, Deprem profesörlerinden kimseyi tanımıyor. İçkiyi ağzına koymamış, sigaraya hiç alışmamış, Hayatında bir tek hatunla bile aganigi olmamış. Bence bu herifin bir bok düşündüğü yok. Bu herif bizimle resmen kafa buluyor...
Şiir
Dokunma Yanarsın
Koşmak istiyorum Eksozların, molozların, yağmaların kıyısından Onca insafsızlıkların, onca haksızlıkların Manzarasızlıkların, parasızlıkların Allahsızlıkların kıyısından Kimseye ve hiçbirşeye değmeden Ciğerlerimi yok edercesine koşmak istiyorum! Koşmak istiyorum Şiirimin ve yumruğumun namusuyla Kavgaya karışmadan, tutuklanmadan ve küfür etmeden Kafamı kırarcasına koşmak istiyorum!
Şiir
nehri destanı
Nehri destanı bir yanım arz-ı miri bir yanım haraciyye benim çürüdüğüm zindan halkların fideliğidir. benim gömüldüğüm toprak bin yılların tarlası yedi iklim dört bucak sevda ile sürülen başağından binbir çiçek getiren ve kuşların çiçekleri gözleri çapak çapak aşiret çocukları zincirde pusuda tutmaz türkülerde söylerler. benim ellerimin hünerinde yüreği çatal civan dört bir yanı sevda ile karılmış kınalı fatihadır doğan çocuğun altın çığlığı. benim atmadığım dağda ya gece ya zulum
Şiir
3. Kural
hüznün çürük fidelerini kendi ellerinle büyütmüşsen her yanlışa bir kalın çizgi çekerek ve basarak yok oluşun kirli zillerine genç olmanın sorumsuzluğun çelik iğneli hıç’larını boynuna geçirerek gülerek faşizmin dost yüzlü kahpeliğine gencecik fidelerini halkın hıncını isyanını bin yıllardır döllenip duran ipek yapraklı goncasını güneşten sakınıp aydan kıskandığım ‘’kalbimin kızıl saçlı bacısını’’ bir ağızda zemheriye çıkarıp aptal bir pire kadar inatçı bir kırkayak gibi merhamete çağrılı bilinç çılgını intiharlarda vurduysan nabzın fırtınasını kent yüzlü düşlemelere bir kırık mavzer gibi bilesin beni! bilesin beni oy beni, bilesin beni dağlarda güneşin son parıltısı ve toprak damlı evlerde umut sönerken yitik mağaraların dibinde pusuda beklerken ölüm bilesin beni.
Sayfa 10·Kitabı okudu
Şiir