TerraNoctis

TerraNoctis
@EchoAether
Birdboy, yaşamın iğrençliklerinde kendin olmak ve yalnızlığına, kendine, herkese savaş açmak ve yine de var olmak. Ölümüne ve yaşamına rağmen var olmak ve iz bırakmak, ışık saçmak.
Mustafa; annesi Zübeyde, babası Ali Rıza Efendi tarafından, asalet, şöhret ve servet mirasının yükü altında ezilmez. Denebilir ki onun tarihi, kendisiyle başlar ve kendisiyle biter.
Atatürk
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Atamın dünyaya gelişi
İşte, bu kitabın konusu olan Tek Adam, hayata bu çevre ve bu şartlar içinde gözlerini açar. Doğumu takip eden günlerin birinde, çocuğa Mustafa adı verilir. Bu adın yavrunun kulağına, mutat dualarla, Ali Rıza Efendinin babası Kırmızı Hafız Ahmet Efendi tarafından okunmuş olması mümkündür. Yeni doğan çocuk, kulağına okunan duaları ve üflenen bu adı o zaman elbette ki duymadı. Ama ileride bir devir gelecek; yalnız onun çevresi ve ülkesi değil, bütün dünya, bu adı duyacak ve unutamayacaktı.
Atatürk
Delidolu gençlik yıllarımda arkadaşlarım mühendislik ve hukuk, finans ve uluslararası siyaset alanlarında başarılı olmanın düşünü kurarlarken, ben kütüphaneci olmayı düşlerdim. Tembellik ve seyahate olan ölçüsüz düşkünlüğüm beni başka bir yere sürükledi. Şimdi, elli altı yaşını devirmiş olmakla birlikte (ki Budala'da Dostoyevski'ye göre, "gerçek hayatın başlangıcı olduğu haklı yere söylenen yaş" budur), o ilk idealime dönmüş bulunuyorum, kendime tam anlamıyla kütüphaneci diyemem ama sınırları evinkilerle karışarak ya da örtüşerek giderek artan kitap rafları arasında yaşıyorum. Aslında bu kitabın adı Odamda Seyahat olmalıydı. Ne yazık ki bunu iki yüzyıl kadar önce ün salmış olan Xavier de Maistre düşünmüş.
İnceleme
Son derece verici olan kitaplarım benden hiçbir şey talep etmez ama bana her türlü ışığı sunarlar. Petrarca6 bir arkadaşına, "Kütüphanem," diye yazmıştı, "bilgisiz birine ait olsa bile kendisi bilgisiz bir koleksiyon değildir." Petrarca'nınkiler gibi benim kitaplarım da benden çok daha fazlasını bilirler, onların bana gösterdikleri hoşgörüye minnettarım. Kimi zaman bu ayrıcalığı kötüye kullandığımı düşünürüm.
İnceleme
İster kendime ait olsun ister geniş bir okur kitlesiyle paylaştığım kütüphaneler bana hep çılgın yerler olarak görünür, onların labirenti andıran, kitapların uyumsuz düzenlerine (becerinin olmasa bile) aklın egemen olduğunu düşündüren mantık beni oldum olası çekmiştir. Sıkış tıkış raflar arasında kaybolup gitmekten maceracı bir tat alır, harflerin ya da rakamların kurdukları sıradüzenin bir gün beni vaat edilen yere götüreceğine dair boş bir inanca kapılırım. Kitaplar nicedir falcılık yeteneğinin araçlarıdır. Northrop Frye yazdığı onca kitaptan birinde, "Büyük bir kütüphane," diye düşünmüştü, "dil yeteneğine ve telepatik iletişimin uçsuz bucaksız etkisine sahiptir."
İnceleme