Birdboy, yaşamın iğrençliklerinde kendin olmak ve yalnızlığına, kendine, herkese savaş açmak ve yine de var olmak. Ölümüne ve yaşamına rağmen var olmak ve iz bırakmak, ışık saçmak.
Lucy, Australopithecineler afarensis'in bir örneğidir; çünkü Afars kalıntıların bulunduğu ortadoğu Afrika bölgesinin adıdır. Australopithecineler sadece doğu ve Güney Afrika'da bulunuyorlardı; bu nedenle Ortadoğu Afrika insanlığın beşiği olabilir.
Lucy bir şempanzenin boyunda ve yapı olarak biraz daha inceydi. Görünüşe bakılırsa australopithecinelerin akrabaları 90 cm ile 1,20 m arasında ve muhte melen 32 kg ağırlıgmdaydı. Beyinleri şempanzeninkinden daha büyük değildi ve bizimkinin dörtte biri kadardı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İşte bu ilk insansıydı ve onu insansı yapan iki hacaklı olmasıydı. Omurgasının, pelvis kuşağının ve kalça kemiklerinin şeklinden söyleyebileceğimiz gibi iki bacağının üzerinde yürüyordu.
İnsanın ilk gelişimi biyolojikti. İnsan olmayı içeriyordu.
Bir insanı insan yapan şeyin ne olduğunu sorabiliriz. Hangi parçası yeterince insanidir, ki hemen gösterip "Bu insandır. Onsuz bu organizma başka bir şey olurdu" diyebiliriz.
Okuduğum en ilginç kitap diyebileceğim eser budur. Arthur C. Clarke bilimkurgunun tanrılarından biridir.
Öncelikle kitap hızlı bir evrimsel sürecin başlangıcıyla insanlığın oluşumunu anlatıyor. Şu anki insan teknolojik anlamda gelişmiş uzay seyahatine başlamıştır yeni yüzyılda. Bu yüzyılda seyahatten ileri gitmiş, Ay'da şehir bile kurmuştur. Bu şehirde bir şey dikkatini çeker bilim insanlarının ve bunu incelemeye giden çok ilginç bir şeyle karşılaşır.
Daha sonra bir uzay gemisi yolculuğu başlar ve yapay zekamız ortaya çıkar. Hal 9000 ile beraber sürdürülen seyahatte çok ilginç şeyler ortaya çıkar ve bu seyahatteki iki insan aslında yola neden çıktıklarını tam olarak bilmezler.
Bu kitap Clarke'ın bir anlamda insanın ulaşacağı yeri hayal gücüyle temsil eden bir eser olmasının yanı sıra yapay zekanın neler yapabileceğini ve bugün kü durumumuzda onunla ilişkimizi sorgulatması açısından bayağı güzeldi.
Peki insan ne kadar gelişebilir? Evrimimizde son yer neresi olacak? İki yolcunun yola çıkma nedeni neydi? Çaresizlik insana neler yaptırır?
Sorgulamalarla dolu bilim yolculuğunda özellikle bilimsel anlatımlar çok güzeldi. O dönemde ne kadarı biliniyordu bilmem ama verilen bilgiler ve bu bilgilerin bugün bile neredeyse doğru şekilde olduğu düşünülürse Clarke mucitlikte ciddi şeyler yapmış diyebiliriz.
İnanılmaz bir kitap. Mutlaka okuyun.
Kubrick ile eşzamanlı çalışmışlar. Film daha erken gösterime girmiş ve yazarla yçnetmen birbiriyle bolca fikir alışverişi yapmış. Bakalım film nasıl? Sıra onda.