Hiçbirimiz kendimize ait yerlerde gezinmiyoruz. Birbirimize nasıl bakacağımızı bilemediğimiz için. Hiçbirimiz basit, yalınkat görmüyoruz kendimizi de, başkalarını da.
Kendimizde ve onlarda olmayan nitelikleri yakıştırarak bakıyoruz.
Sonra birgün gerçekle karşılaşınca düş kırıklığı.. bundan dağılıyoruz.
Ayaklar altında ezilmiş bir hasır otu olabilirdim;
Zira bu, gümüş telleri olan bir lir olmaktan daha iyidir
Ev sahibinin parmaksız,
Çocuklarının sağır olduğu bir evde.
Güneşin evreni canlandırdığını söylüyorlar, güneş doğunca ona bir bakın bakalım,ölü mü değil mi?
Herşey ölü, her yer cesetlerle dolu.
İnsanlar yapayanlız,çevrelerini sessizlik sarmış, alın size dünya.