ERGİN DENİZ

ERGİN DENİZ
Yönetmeni olmak istediğim hayat adlı filmde figüran oldum, iyi mi !
Galiba söylendiği gibi, güzel şeylerin birbirine benzediği, ama çirkinliğin muhtelif olduğu doğruydu.
Sayfa 161 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
ERGİN DENİZ
Bu çok geniş ve sanki sığ bir genelleme. Bununla beraber dilde sevmenin az sevmemenin çok çeşidi vardır .
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tek cümleden oluşan bir paragraf …
Bir zavallı ki en çok şefkat ve korunmaya muhtaç olan masumiyet zamanını belaların en çirkini denilmeye layık bir felâketin her çeşit fenalığı içinde geçirir, bir mazlum ki ömrünün acı tatlı günleri arasında bir mutluluk baharı sayılan gençliğinin başlangıcı aşk gibi duyguların en şiddetlisi olan bir düşkünlüğün bin türlü felaketiyle geçerse yaşadıklarını ne kadar hayallerden soyutlayarak düşünürse düşünsün bedeni ruh için, dünyayı da beden için mezardan başka bir şey olarak görmemesi ve bu yüzden ölümü ne kadar korkunç, ne kadar lezzetleri yok edici saysa da yine hayata tercih etmesi doğaldır.
Sayfa 128 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
ERGİN DENİZ
Ben üçüncü okuyuşta anladım . Yazar Divan edebiyatı geleneği ile yetiştiği için ve o dönemde süslü yazmak moda olduğu için böyle paragraflar normal . İşin garibi Namık Kemal sadeleşme taraftarı
Türkiye de henüz bu evreye gelmedi.
Çünkü kitap okumak ve kitabı ciltletmek, insanın gelişme çizgisinde birbirinden ayrı iki büyük evredir. İnsan yavaş yavaş kitap okumayı öğrenir, bu kuşkusuz yüzyıllar sürer, ama okuduğu kitaba hiç özen göstermez, onu değersiz bir şey olarak görür. Kitap ciltletmekse kitaba saygının belirtisidir, yalnızca kitap okumayı sevmenin değil, kitap okumayı bir uğraş kabul etmenin belirtisidir. Rusya henüz bu evreye gelmedi. Avrupa'da uzun zamandır kitaplar ciltletiliyor.
Sayfa 729 - Türkiye İşbankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
ERGİN DENİZ isimli okura yanıt verildi
ERGİN DENİZ
Sâki bence yeterince tanıdık ama tanıtamadık . Çavdar Tarlasında Çocuklar gibi berbat bir kitabın yazarı bile, aslında on kat kaliteli olmasına rağmen Yaşar Kemal veya Cengiz Aytmatov’dan daha çok biliniyor
Türkiye de henüz bu evreye gelmedi.
Çünkü kitap okumak ve kitabı ciltletmek, insanın gelişme çizgisinde birbirinden ayrı iki büyük evredir. İnsan yavaş yavaş kitap okumayı öğrenir, bu kuşkusuz yüzyıllar sürer, ama okuduğu kitaba hiç özen göstermez, onu değersiz bir şey olarak görür. Kitap ciltletmekse kitaba saygının belirtisidir, yalnızca kitap okumayı sevmenin değil, kitap okumayı bir uğraş kabul etmenin belirtisidir. Rusya henüz bu evreye gelmedi. Avrupa'da uzun zamandır kitaplar ciltletiliyor.
Sayfa 729 - Türkiye İşbankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
ERGİN DENİZ isimli okura yanıt verildi
ERGİN DENİZ
İşte bizim gibi dış tesirlere fazlaca meyilli milletlerde okuma oranını artırmak çok zor. Bizzat bu çetin mücadelenin içindeyim ümit olsa da sığ fikirler, öykünme merakı, başkasına benzemenin havalı görünmesi bizde okumanın önüne geçiyor
Türkiye de henüz bu evreye gelmedi.
Çünkü kitap okumak ve kitabı ciltletmek, insanın gelişme çizgisinde birbirinden ayrı iki büyük evredir. İnsan yavaş yavaş kitap okumayı öğrenir, bu kuşkusuz yüzyıllar sürer, ama okuduğu kitaba hiç özen göstermez, onu değersiz bir şey olarak görür. Kitap ciltletmekse kitaba saygının belirtisidir, yalnızca kitap okumayı sevmenin değil, kitap okumayı bir uğraş kabul etmenin belirtisidir. Rusya henüz bu evreye gelmedi. Avrupa'da uzun zamandır kitaplar ciltletiliyor.
Sayfa 729 - Türkiye İşbankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
ERGİN DENİZ
Peki bir gün Türk edebiyatında da dünyanın hayranlıkla okuduğu Tolstoy, Dostoyevski, Gonçarov, Turgenyev, Çehov çıkabilecek mi? Bunların önüne geçecek sanatçılar yetiştirebilirsek gerçekten çağ atlamışız demektir!