Çünkü kitap okumak ve kitabı ciltletmek, insanın gelişme çizgisinde birbirinden ayrı iki büyük evredir.
İnsan yavaş yavaş kitap okumayı öğrenir, bu kuşkusuz yüzyıllar sürer, ama okuduğu kitaba hiç özen göstermez, onu değersiz bir şey olarak görür.
Kitap ciltletmekse kitaba saygının belirtisidir, yalnızca kitap okumayı sevmenin değil, kitap okumayı bir uğraş kabul etmenin belirtisidir. Rusya henüz bu evreye gelmedi.
Avrupa'da uzun zamandır kitaplar ciltletiliyor.
Sayfa 729 - Türkiye İşbankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bütün tarihler bu tarzla yapılsaydı dünya tarihini elimden bırakmaksızın cilt cilt yıllarca okurdum. Bir tarihi araştırma gibi değil de tarihi bir roman gibi. Taht kavgalarını , talan, yağma, iktidar, güç savaşlarını ana konudan uzaklaşmadan, sıkmadan, tarihi terimlere boğmadan anlatıyor.
Bu kadar övgü arasında maalesef tarafsız davrandığını söyleyemem. Her ne kadar olayları sadece Arap tarihçilere göre vermiş olduğunu yazsa da satır aralarına edebî bir dilde dönemin yöneticileri hakkındaki genellikle beceriksizlik temalı eleştiriler koymayı ihmal etmiyor. Savaşlar sırasında hemen hemen hiç rolleri olmamasına karşın araya sürekli Ermenileri sokuyor. Arap tarihçilerin verdiği sayıları , ölenler müslümansa abartı diye niteliyor, Frenkse genelde dokunmuyor. Haşhaşîler için çok yumuşatıcı ifadeler kullanıyor.
Türkler içinse genelde at üstünde, hızlı, savaşçı, uzun örgülü saçlı mavi çekik gözlü betimlemeleri yapıyor.
Ortadoğu coğrafyasının tarihi 900 sene önce de hırs, iktidar, kan ve yağma ile yazılmış bir kez daha anladım.