Kaan Karakuş

Yıllardır günlük tutmayı hayal ederdim. Şimdi vaktim var: bir şey düşünemiyorum. Yazdıklarımı okudum: aptalca sözler etmişim. Kendimi kötülemeğe söz vermişim: onu da yapamıyorum. İnsan Kafka’yı okuyamazsa... bitiktir işi. Bir silgi gibi tükendim ben. Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım: mürekkeple yazmışlar oysa. Ben, kurşun kalem silgisiydim. Azaldığımla kaldım. Bütün günüm tedirgin bir beklemeyle geçiyor: gelecek mi, gelmeyecek mi? Ne gelecek? Bilmiyorum. Adını koyamadığın bir şeyden korkuyorum. Soyut bir korku içimi dolduruyor. Bu korkuyla uyanıyorum ve bekliyorum. Belki korkularım sayılmayacak kadar çok.
Sayfa 598 - İletişim Yayınları 89.Baskı·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Beni de öldürmelerini istiyorum artık. Çünkü, artık olduğum gibi kalmaya dayanamıyorum. Yalnız, beni öldürürseniz kötülüklerim gene gizli kalacak. Onları bir sır gibi mezara götüreceğim: gene aldatacağım sizleri. Gelin, hep birlikte, önce yaşarken öldürelim beni. Aklıma geldiği zaman bile ürperdiğim yaşantılarımı ortaya koyalım: didik didik edelim. Ondan sonra ölümün bir anlamı olur benim için.
Sayfa 595 - İletişim Yayınları 89.Baskı·Kitabı okudu
Edebiyat
Öldükten sonra insanların bir yerde buluştuklarını söyleyenlere inanmak isterdim. Yaşarken, ne sıkıcı ve soluk insanlarla geçiriyoruz ömrümüzü. Hiç olmazsa öldükten sonra, aralarında bulunmaktan zevk alacağımız insanlarla yaşasaydık. Fakat ne garip, onlar da yaşarken görmek istemiyorlar birbirlerini. Belki öldükten sonra anlarlar.
Sayfa 579 - İletişim Yayınları 89.Baskı·Kitabı okudu
Edebiyat
İttihat Ve Terakki Destanı
İstinye sahile mısra tükürdüm Belimde piştovum şeytan dürtmesi Yirmi beş yılımı namluya sürdüm Yazgımız elemle beşik kertmesi Ben, komita Fuat, Fedai Cemil Bir deniz cesaret bir tutam bıyık Boynumuzda ilmek zehirli yeşil Kanımızdan gül açtıran sarmaşık Kim kaldı anason kokan geceden Karabina gözlü gardaşlar hani Resneli Niyazi, Kazım, bir de ben Kafdağı'nda üç beş öksüz yabani "Bir telgıraf çekin yörük Duran'a Toroslarda redd-i ilhak uyansın Bayrağa, silaha, yırtık Kuran'a El basıp mahşere değin dayansın" Cadde, sokak, çıkmaz, bir fısıltıdır İhtilal kokuyor son defa boğaz Gölgesinden korkan bir titrek nazır Kılıyor ömrünce ilk defa namaz Hakkı'nın sesidir gezen dolaşan "Baskına hazırız baht olsun yaver" Çeğen tepesine koyuyor nişan Bugün Bab-ı Ali tırmanan Enver
Şiir
Kim Kaldı
silah atılmıyor güvercin şakırtısıdır şafakta yaldızlanan şadırvanda su ıhlamurlarda ezan görkemli bir namaz uğultusu heyhat hamzabey cami-i şerifi'nden kim kaldı kim kaldı eski selânik'ten laternalar sustu sürahiler tenha tek kibrit çakılmıyor kim kaldı ittihat ve terakki'den o jöntürkler ki -'hariçten evrak-ı muzırra celhederlerdi’- o fedailer ki barut öksürürler sakal tıraşları mavi kırmızı bıyıkları biber kim kaldı müdafaa-i hukuk cemiyeti’nden avcı ceketi körüklü çizme astragan kalpak bazen 'ittihatçı' hafif 'iştirâkiyûn'
Sayfa 88 - Bilgi Yayınevi 8.Baskı
Şiir