"Babasız büyürsen alemin bir merkezi ve sınırı olduğunu anlamaz her şeyi yapabileceğini sanırsın..." dedi Serhat. "Ama bir süre sonra ne yapacağını bilmez, dünyada bir mana, bir merkez bulmaya çalışır, sana hayır diyecek birini aramaya başlarsın."
Uzun bir süre kimseyle konuşmadım; içime döndüm. Dünya ile arama uzaklık koydum. Dünya güzeldi, içim de güzel olsun istedim. İçimde bir suçluluk hatta kötülük yokmuş gibi yaparsam, yavaş yavaş kötülüğü unuturdum. Böylece hiçbir şey olmamış gibi yapmaya başladım. Hiçbir şey olmamış gibi yaparsanız ve gerçekten de hiçbir şey olmuyorsa, hiçbir şey olmaz sonunda.
Altından bir heykeli daha da değerli hale getiren şey mayasındaki çamurdur. Fakat düşesimizin hamurunda çamurun zerresi yok. Pervane misali yanmış ama küle dönmemiş; ateş küle döndüremediğini sertleştirir. Neler görmüş geçirmiş.
Öyle günahlar vardı ki hatırası işlemesinden daha çekiciydi; öyle zaferler vardı ki arzuları değil de kibri besleyip doyurur, duyulara verebileceği keyif ve tatmin duygusundan çok daha fazlasını zihne verirdi.Fakat bu, o tür günahlardan değildi; zihinden kazınıp atılması, afyonla uyuşturulması gereken günahlardandı.