Eser ilk kısımlarda klasik bir aşk romanı gibi görünse de aslında eseri okurken şu kanıya varıyoruz : Martin adlı ana karakterimizin hayat mücadelesini ele almakta eser. Martin'in Ruth adlı aristokratik kesimden bir kıza aşık olmasıyla başlar olaylar . Martin Ruth'a göre eğitimsiz ve işçi sınıfı bir aileye mensuptur. Ruth ile birlikte olmak için bu uğurda kendini o kadar geliştirir ki .. Daha önce hiç okumadığı kitapları okur eğitim seviyesini geliştirmek için birtakım dersler alır. Yazar olmaya karar verdiği bu süreçte bıkmadan usanmadan birçok eserler üretir .Yayımlanması için gönderdiği eserler editörler tarafından devamlı reddedilmesine rağmen o yazar olma sevdasından vazgeçmez uykularından bile feragat ederek sadece günde dört saat uyuyarak çalışır. Sevgilisi Ruth ve ailesi sabit kalıcı bir iş bulması konusunda defalarca uyarırlar hatta bu yüzden ailesi ona sırt çevirirken sevgilisi Ruth , Martin'den ayrılır .Martin bu süreçte oldukça yoksulluk çeker onun için hiçbir şey yolunda gitmez sahip olduğu tek takım elbisesini rehine verir çünkü kiraladığı daktilonun parasını bu şekilde karşılamaktadır oldukça borçlanır. Her şeyini kaybettiği anlarda bile hala içindeki o umudunu yitirmez .. UMUT denilen şey belki de onu ayakta tutabilen tek sığınaktı. Bir gün bir eserinin basılacağını ve halk tarafından bu denli rağbet göreceğini nereden bilebilirdi ki .. Evet olmuştu sonunda başarmıştı bunu..
Ünü zamanla yayılmıştı ve yayımcılar önceden reddettikleri o eserleri yayımlamak için sıraya girmişlerdi.. Hayallerine destek olmayan ailesi o ünlendikten sonra yanındaydı onu terk eden, yüz üstü bırakan, hayallerine saygı duymayan sevgili de yanındaydı artık .... Ama Martin eski Martin değildi.. Bu insanlara baktığı zaman riyakarlıklarından kaynaklı olarak onlardan iğreniyordu..