Erkan

Erkan
@Elipsoidd
Dikkat! et-ten, hisler göçüyor, Öbek öbek yüreğimden Et-ten kemik- ten, ruhiyet-ten Uzak, bir yalnız ben doğuyor, Yeryüzünün derinliklerinden.
Sanki ikimiz, sözler, davranışlar, bizim şu zavallı öykümüz, çevremizdeki her şey kâğıttandı ve bu yıldız rüzgârının esişi her şeyi lime lime ediyordu.
Sayfa 201·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Reklam
Ben onu bekliyordum; rüzgâr esiyordu. Bazı demir tabelalar gıcırdıyor, kâğıtlarla ölü yapraklar iniltili bir sesle asfaltın üzerinde uçuşuyordu. O akşam rüzgâr benim içimde de esiyordu; ruhum bir duvardan ötekine vuruyordu ve ben bile bana neler olduğunu anlayamıyordum: Bu duygu öfke miydi, sevda mıydı, umutsuzluk muydu, nefret miydi, merhamet miydi, yoksa intikam arzusu muydu bilemiyordum.
Sayfa 197·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Sessizlik öylesine ağırdı ki içinde bir şeyler gizler gibiydi; sanki duvarlar, kirişler, mobilyalar, her şey soluklarını tutmuş bekliyordu.
Sayfa 167·Kitabı okudu
Edebiyat
Böylece yalnız kaldı. Yanından geçiyorlar, ona dokunuyorlar, hatta çarpıyorlar ama asla yüzüne bakmıyorlar ve ne denli mutsuz olduğunu anlamıyorlardı. Noel yalnızlıktı, umutsuzluktu, şurada tam midesinin ağzının üzerinde olan yüreğini ateşten dişleriyle kemiren bir iblisti...
Sayfa 166·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Hayır, hayır, ilk güçlükte teslim olmamak gerekliydi. Ne kötü bir huyu vardı. Tanrı'ya şükür, dünyada hâlâ iyi yürekli insanlar vardı, herkes kalleş değildi.
Sayfa 164·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Reklam