Deniz

Kendim olmalıyım diye tekrarlıyordum.. Onlara hiç aldırmadan; onların seslerine, kokularına, isteklerine, sevgilerine ve nefretlerine aldırmadan ben kendim olmalıyım. Çünkü kendim olmazsam onların olmamı istedikleri biri oluyordum ve onların olmamı istedikleri o insana hiç katlanamıyordum ve onların olmamı istedikleri o dayanılmaz kişi olacağıma hiçbir şey olmayayım ya da hiç olmayayım daha iyi, diye düşünüyordum.
Reklam
“Züleyha, Yûsuf’a bir mektup yazmaya başlayınca Yûsuf diye başladı,Yûsuf diye bitirdi.Gördü ki hitaptan öteye geçemedi.Anladı ki aşkın nâmesinde ser-nâmeden öte kelam yok.Ve Züleyha’nın lügatinde Yûsuf’tan öte sözcük yok.
Anlayabilir misin hissettiklerimi Bakabilir misin hayata benim gözlerimden Çözebilir misin beynimin gizemini Silebilir misin unutmak istediklerimi Bir gülüşün kıymetini bilebilir misin Yaşayabilir misin aynı acı ve üzüntülerimi Delice düşlerimi sorgulayabilir misin içinde...
Tanrı bilir, gözümle sevmiyorum ben seni:Çünkü sana baktıkça gözüm bin kusur bulur.Ama yüreğim sever gözün sevmediğini,Görünüşe aldanmaz, sevgiye teslim olur.
Şiir
Kimse yazmıyordu artık. Herkes konuşuyordu. Uzun uzun konuşuyorlardı telefonla. Sarf edilen cümleler birbirine benziyor, hiçbir harfin, kelimenin, cümlenin kendi rengi ve kokusu kalmıyordu.