Sevgili Livaneli huzursuzluk kitabının başında bunları söyluyor ne kadarda ince bir başlangıç...
Su küçücük dünyada herkes incitilmiş,
isimsiz, herkes yanlış yerde.
Fernando Pessoa, Huzursuzluğun Kitabı
Kendi yüzümü gördüm senin yüzünde
Kendi sesimi duydum senin dudağında.
Muhyiddin Arabi
Her aşk insana bir şeyler katar veya eksiltir. Hiç kimse o aşkı yaşamadan önceki insan olarak kalmaz. Buna olumlu şeyler de dahildir, olumsuzlar da… Bazı ilişkiler insanı yıpratır, eksiltir, çok şey alıp götürür. Bazıları ise bir hayat katar, insan sevdiğinden çok şey öğrenebilir, onunla birlikte yeniden büyüyebilir. Asıl mesele ise, bir ilişki bittikten sonra siz aynı kişiyseniz o aşk, aşk değildir. Sadece birlikte geçirilmiş bir zaman kaybıdır.
Aşk denen şey bazen yürür, bazen uçar bazen koşar biriyle birlikte; bir başkasıyla ölümcül yürüyüşe çıkar; üçüncüyü buzdan heykele çevirir, dördüncüyü atar alevlerin içine. Birini yaralar,öldürür ötekini. Aynı anda çıkıp sönen bir şimşeğe benzer. Geceleyin saklar safakta zapt edilecek kaleyi, çünkü; dayanacak güç yoktur karşısında”