★ Klasik tepki: "Sıraya geç kardeşim."
★ Neoklasik tepki: "Şeker kardeşim sıraya geçiver."
★ Realist tepki: "Sıra var."
★ Sürrealist tepki: "Sallandıracaksın bunlardan ikisini Kızılay'da bak bir daha yapabiliyorlar mı?"
★ Romantik tepki: "Beyefendi galiba sırayı görmediniz."
★ ... Modern tepki: "Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa'da..."
★ Postmodern tepki: "Sırana geç lan ayı!"
★ Uzlaşımcı tepki: "Acelesi olmasa öne geçmezdi, üzmeyin garibi..."
★ Devrimci tepki: "Altyapı sorunları çözülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek."
★ Kaderci tepki: "İki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür."
★ Felsefeci (septik kuşkucu) tepki: "Ön ve arka kavramları görecelidir. O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir."
★ Kantçı tepki: "Efendim, algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa,adam yok olur."
★ Kötümser varoluşçu tepki: "Herkes bir gün ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adam da ölecek."
★ İyimser varoluşcu tepki: "Sıkmayın canınızı, şu anın tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor."
★ Hümanist tepki: "İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince, aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz."
☆ Sizin tepkiniz ne olurdu?
Beden gerçekliğimizi saklar, ışığımızın veya gölgemizin üzerindeki katmandır. Gerçeklik ruhtur. Kesin konuşmak gerekirse, yüzümüz bir maskedir. Gerçek insan tenin altındakidir.
Ah gurur! Sen Arşimet'in dünyayı yerinden oynatacağı kaldıraçsın!..
Yirmi yedi yıllık kısa yaşam, şiirler, tiyatro oyunları ve romanıyla Rus edebiyatına damga vuran, üzerinde derin etkiler yaratan ve kendisinden sonraki yazarları etkileyen aydın edebiyatçı Lermontov.
Ah şu ömür, ne kaygan ne zalim! Bir anlık olgulara kurban veriyor seni. Mihail Yuryeviç Lermontov da yalnızca ve yalnızca 27 yıl yaşayabilmiş. Büyük şair Aleksandr Puşkin'in düelloda Ocak 1837'de ölmesi üzerine derinden etkilenerek yazdığı "Şairin Ölümü"nden sonra Kafkasya'ya sürülmüştür - zaten iş bu kitap Kafkasya'da geçmektedir. Kaderin cilvesine bakın ki Çarlık Rusya'sını düello noktasında eleştiren yazarımız şiirin üzerinden 4 yıl geçtikten sonra yine düello kurbanı olarak son nefesini vermiştir. Düello, onur sorununu çözmek amaçlı belirli kuralları olan, son çare olarak başvurulan karşılığında cezai yaptırımı olmayan dövüştür.
Düşünüyorum daha doğrusu düşlüyorum da Puşkin ve Lermontov'un kalemlerinin düellosuna şahit olabilirdik. Şiir ya da nesir üzerinden bir çarpışma. Lermontov Byron'dan dem vururdu, Puşkin ise Rusça'dan daha yetkin kullandığı Fransızcasını konuştururdu kim bilir. Dünya o zaman daha yaşanabilir olur muydu dersiniz? Ya da yer açılması mı gerekiyordu yeni gelen için hayat sahnesinde? Lermontov'a ''Puşkin'in ardılı, devamı'' denmesi de insanın içini yakıyor. Kafka'nın herkes tarafından bilinen sözü ile paragrafın sonu geliyor: ''Beyinlerimiz savaşsın isterdim ama görüyorum ki siz silahsızsınız.''
Genç yaşta ölen yazarlar, şairler arasında kimler yok ki! Arkadaş Zekai Önger, Muzaffer Tayyip Uslu, Comte de Lautréamont, Wolfgang Borchert, Nilgün Marmara, Didem Madak, Franz Kafka, Puşkin ve Sabahattin Ali.
Kısa ömürlü yazarların verdiği eserler ve düşünce dünyaları akla şu soruyu
Aman canım, şu okunacak, bu okunmayacak diye fetva vermenin ne alemi var!
Modern kültürün yarıdan fazlası insanın okumaması gereken şeylere dayanıyor zaten..