Kağıttan kaleler yapıyor gibiyiz sanki çevremize. Kırılmamak, incinmemek, parçalanmamak için... Belkide başkalarını incitmemek için yapıyorum bu kaleleri . Dünyaya bu kağıttan kırılgan duvarların çatlaklarından bakıyoruz.
Hayatımız dediğimiz sahneleri bu duvarların ardından seyrediyoruz; sanki başkasının hayatını seyreder gibi...
Geçmiş hala yaşanıyorsa; Geçmiş geçmemişse ve "an" yokolmuşsa; Yarına karşı bir umut yoksa: İnsan nasıl yeniden başlar ki, nasıl yeni bir sayfa açar ?
Geçmiş sona ermeden yeni sayfa açılamaz benim fikrimce. Yeni bir ben oluşturulamaz. Geçmiş hala yaşanılıyorken, sadece hayatta kalmaya çalışılır: Geçmişin ve şimdinin ağırlığı altında yokolmamak için.
Kadın kendini geri kazanmalı, kimliğini erkeğin kimliğine bağımlı kılmaktan vazgeçmeli. Çünkü kadını baskı altında tutan yalnızca erkek değildir, yaşamının sorumluluğunu ele almayan kadın kendi kendine de baskı uygular.