St. Petersburg sokaklarında yalnız gezen ana karakterimiz, bir gece ağlayan ve beklediği sevgilisinin gelmediğini söyleyen Nastenka ile karşılaşır. Dört gece boyunca buluşup hayat hikayelerini, hayal kırıklıklarını ve umutlarını birbirlerine anlatırlar. Hayalperest, bu kısa süre içinde Nastenka’ya aşık olur. Nastenka da onun şefkatine ve dostluğuna değer verse de kalbi, beklediği eski kiracıdadır. Dördüncü gecenin sonunda beklenen sevgili gelir ve Nastenka, anlatıcıyı geride bırakarak sevdiği adamla yeni bir hayata adım atar.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,2bin okunma
İvan İlyiç; genç, hırslı, yakışıklı bir yargıçtır. Mesleğinde oldukça başarılı olan İvan, hırsın ve makamın yozlaştırmadığı sayılı insanlardandır. Yaşadığı süre boyunca kendi dünyasında her şeyi birbirine bağlayan bir kavram üzerine yoğunlaşmıştır: Olması gerektiği gibi yaşadığını düşünen ve kendine sürekli bu soruyu tekrar eden İvan İlyiç nasıl yaşadığını bu denli kafaya takarken asıl gerçek olan ölümü unutmuştur.
İvan İlyiç evlenir, çocuk sahibi olur. Bu mutluluk İvan’ın hayatına da yansır ve yılları başarılı, sağlıklı, mutlu bir şekilde geçmeye devam eder. Ta ki İvan İlyiç çok basit bir kaza geçirene ve bu kaza yüzünden sağlığı bozulana dek.
İvan İlyiç’in kendisine hiç uğramayacağını sandığı ölüm yaklaştıkça, dünyayı olduğu gibi görmeye başlamıştır. Hastalığı karısı ve çocukları dahil kimsenin umurunda değildir.
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,1bin okunma
İnsan, her şeyini kaybettikten sonra bile neden yaşamaya devam eder?
Fugui gençliğinde kumar ve zevk peşindeyken ailesinin tüm servetini kaybediyor. Babası, oğlunu, kızını, eşini
Ancak bu olanlara rağmen çökmez yaşamayı seçiyor. Kitap acıdan kaçmayı değil, onunla yaşamayı anlatır. YaşamakYu Hua
Hayyam’a göre hayat geçicidir; insan anı yaşamalıdır. Haz, ölçülü yaşamak ve anın bilincinde olmak.
Hayyam sık sık insanın özgür iradesini sorgular.
“Ne yaparsan yap, yazılmıştır alın yazın,
Ne ağlarsın boşuna, ne güler yazgına.”
Bu dizelerde kadercilik ile özgürlük arasındaki felsefî gerilim görülür. Hayyam bazen teslimiyetçi, bazen isyankârdır; bu da onun varoluşsal bir arayışta olduğunu gösterir.
Rubailer’de geçen “şarap”, sadece içki değil, bilgelik, özgürlük ve yaşam sevincinin simgesidir.
“Bir kadeh şarap iç, ne gam dünya gamından,
İçkiyle yıka gönlünü dert pasından.”
Burada şarap, insanı dünyevî kaygılardan arındıran bir bilgelik aracıdır. Hayyam için içmek, bazen düşünmekle eşdeğerdir; çünkü şarap, bilincin zincirlerini kırar.
Hayyam’ın en güçlü temalarından biri ölümün kaçınılmazlığıdır.
“Toprak olup bastığın yeri öpme,
Bil ki o da bir zamanlar senin gibiydi.”
Bu dörtlük, ölüm karşısında insanın kibirini sorgular. Her şeyin toprağa döneceği bilinci, Hayyam’da alçakgönüllülüğe ve farkındalığa dönüşür.
Ömer Hayyam’ın dörtlükleri, yüzeyde basit bir yaşam sevinci çağrısı gibi görünse de, derinlerde ölüm karşısında anlam arayan bir insanın iç sesidir.
DörtlüklerÖmer Hayyam
insanın mutluluğunu, yaşamın anlamını ve bilgece yaşamanın yollarını sorgulayan bir kitap. “Nasıl yaşamalıyız?” sorusuna aklın, deneyimin ve gözlemin süzgecinden geçmiş cevaplar verir.
Kişinin Ne Olduğu Üzerine (Zihinsel, ruhsal yapı).
Kişinin Ne Sahip Olduğu Üzerine (Mülkiyet, servet, maddi dünya).
Kişinin Ne Temsil Ettiği Üzerine (Toplum, şöhret, unvan).
Yaşamın Mutluluğuna Dair Öğütler.
İnsanın Kendisiyle İlişkisi.
Başkalarıyla İlişkisi.
Bu bölümler, yaşamın üç temel eksenine denk düşer: iç dünya, maddi dünya, toplumsal dünya.
Schopenhauer’a göre bilgelik, bu üç alan arasındaki dengeyi kurabilmekte yatar.
Yaşam Bilgeliği Üzerine AforizmalarArthur Schopenhauer