Zeynep Dedeoğlu

Zeynep Dedeoğlu
@Eppursimouve
Gerçeğe dokunmaya çalışıyorum
9/10
·336 syf.··
2021 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2021 12:19
Bir eseri incelerken sadece eserin baz alınmasını, yazarın hayatı ile eserinin tutarlılığının ele alınmasına yeğlemek gerekse bile, kitabın Kundera'nın hayatından izler taşıdığı için başarılı olduğu çok açık. Ahlaki çarpıklıklar, yanlış anlamalar, birbirine tutunmaya çalışan hayatlar, komünistler, sadakat, aldatış, aldanış, cinsellik, aşk, merhamet, Fransızlar, Amerikanlar, Nietzsche, Beethoven... Politik çizgileri net çekmeyen; kendi doğrusundan ödün vermeyerek diğer doğrularla yırtlaşan ideolojilerin şeytanı solladığını söyleyen roman, bununla birlikte karakterlerin ne sebeple ilkelerinden taviz vermediğini anlatıp bizi merhamete getiren. Ama yine de bir şey var içime sinmeyen, hayattaki gerçeklerin ağırlığından kitaplara kaçan hiç kimse yoktur ki hakikatin soğuk tokadını yemesin. Tereza gibi küçüklüğünden beri kitaplara sığınarak dirim gücü kazanmış bir kız nasıl olur da Tomas'ın yokluğunu tahayyül etmeye cesaret edemeyecek kadar korkar onsuzluktan? Oysa ki biliyordu Oidipus kendi gözlerini neden kör etti. Sanatında özgürlüğü yakalamış bir sanatçının elinden zehir olsa içilir diyorsanız buyrun. Ben ödünç verilmeyecek kitaplarımın arasına aldım bile.
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Çok Düşünüp Az Konuşmak İçin Buradan Başlanabilir
Puan vermedi·248 syf.··
2021 6. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2021 20:43
Gazzâlî'nin İhyâ-u Ulûm-id-Dîn adlı derya gibi eserinin sadece bir bölümünü oluşturan kitaplaştırılmış bu kısım isminden de anlaşılacağı üzere dilimizin sebep olacağı afetler üzerinde durmuş. Gereksiz, yersiz, yanlış ve hakaret boyutuna kadar uzanan konuşmaları tek tek ele alıp ve bu şekilde konuşulduğu takdirde konuşan kişi ve muhataplarına hangi belaların kapısının aralandığını hadis ve ayetler ile desteklemiş, bu sorunlara kısaca çözüm yolu sunmuş. Dilin öneminden ayriyeten bahsedersem dikkatli tasarruf etmek elzem diye düşünüyorum çünkü duyguları ve düşünceyi dışarıya yansıtmanın kaçınılmaz biçimidir. Aklın olmadığı yerde dilden de söz edilemez. Nitekim Heidegger de dili "çağımızın kapısı" olarak ifade etmiştir. Hele ki okumak ve yazmanın Kur'an boyutunu ele alacak olursam burada akşamı ederim artık. Şahsi olarak bende bıraktığı etkiden söz edecek olursam da ayet ve hadislerin çarpıcılığı sayesinde ister istemez ben artık nasıl konuşacağım hissiyle okudukça defalarca çaresizliğe düştüm. Ama zannediyorum ki konuşma tarzına hassasiyet gösterdikçe, ifade biçimi bir süre sonra farkında olmadan insanda artık yerleşmiş bir şekil alacak. Gazzâlî'yi eleştirme gibi bir cüreti kendimde bulmuyorsam da kitabın içeriği oynanmadan en azından yayınevi tarafından psikolojik analizler ve çağımıza göre tahliller yapılarak zenginleştirilebilirdi ama galiba esere sadık kalınmak istenmiş. Kitabı ilk okuyuşum olmamasına rağmen yine etkisinden bir süre çıkamayacağım, zaten bu sebeple ihtiyaç hissettiğim için tekrar okumaya karar vermiştim. Okumak isteyenlere rahatsız edici bir okuma olacağını da unutmadan söylemiş olayım :) Son olarak incelememi şu satırlarla bitirmek istiyorum: "Kendilerinin olan tek sözcük yok dillerinde, öyle çok konuşuyorlar ki... Bir söz insanın neresinden
Konuşmaya Dair
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201416,9bin okunma
9/10
·152 syf.··
2021 5. kitabı
Ölümcül hastalığa yakalanan bir gencin ölümüne günler sayarken hayal dünyasında yaşama tutunduğu boğazda düğüm etkisi bırakan ufak ama sarsıcı, imgelerin gücünün gerçeğe değmesine ramak kaldığı roman. Okurken daha başka hangi eğretilemelerle karşılaşacağım acaba derken meraktan içiniz içinize sığmıyor ve kitap küçük hacimli de olduğu için aniden bitiyor. İçinizde Blecher'i tanımamış olmanın hüznü ve kitabın Türkçe'ye uzunca bir zaman sonra çevrilmiş olmasının sızısıyla kalakalıyorsunuz. Yazarın "Inimi Cicatrizate" isimli kitabından uyarlanan "Scarred Heart" isimli film de entelektüel açıdan zengin, kara mizah sevenler için neredeyse başyapıt denilecek nitelikte. Hatta kitapla tanışmama vesile olan da bu film olmuştu. Kesinlikle tavsiye edilir.
Roman
Acil Gerçekdışılıkta MaceralarMax Blecher · Jaguar Kitap · 2018263 okunma
Bazı okurlar için şaheser bile olsa konuları bakımından aynı olan iki romanla kıyasladığımız zaman Selim İleri'nin Beklenen Sevgilisi'si, dilinin ağırlığına rağmen tatmin eden bir üsluba ve nezakete; Dostoyevski'nin İnsancıklar'ı da kendisinin ilk kitabı olmasına rağmen kalbimde iz bırakacak duygusallığa ve karakter zenginliğine sahipti. Belki de Dosto'nun önceden okumuş olduğum diğer kitaplarından ötürü kendisine özel ilgi duyduğum içindir bu kanaatim, bilemiyorum. Yine de tercihim 'Bir Aşk' romanı olmazdı. Bu tür romanlar eğer okunacaksa aranan ilk ölçüt bence çirkin yazılmamış olması. Çirkin yazılmasa bile maalesef okurken içimin şiştigini farkettim tabi ki sabrettim ama bir süre sonra ee? yani vb. şeyler söylemekten kendimi alamadığım bir kitap olunca artık 172. sayfada bırakmak zorunda kaldım. Bence madem ki okurken sabredilecek o zaman kelime dağarcığınızın gelişmesine de katkı sunacak Beklenen Sevgili'yi, kısa bir romanla nefesi almak istiyorsanız da İnsancıklar'ı tercih etmenizi öneririm.
Aşk
Bir AşkDino Buzzati · Can Yayınları · 2016471 okunma
8/10
·110 syf.··
2021 3. kitabı
youtu.be/ohMHSzY7cp8 Albert Camus Albert Camus'un Meursault karakterini zihninde tasarlerken dinlediği şarkı: Tame İmpala - New Person Same Old Mistakes
Edebiyat
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137,2bin okunma