Kesin yargılara varmamamız için kurgulanmış bu dünya.Neye inanırsak yanlış,neyden emin olursak yanlış,neye güvenirsek çürük,neyi istersek ulaşılmaz...Ne biçim bir yer burası.Yazık bize!
Bu cuma selamlığında Lamartine'in Mahmud II. den çizdiği portre de çok güzel ve sahihdir. Hükümdar kayıktan atlar atlamaz Namık ve Ahmet Paşa'ların arasında ve onlarla konuşarak camiye girer. Geldiği zaman çok endişeli imiş. Yirmi dakika sonra çıkınca yüzünün daha rahat olduğunu söyler. Bütün bu merasim ve namaz esnasında askerî mızıka Mozart ve Rossini'den parçalar çalıyormuş.
Kitabı çok beğendim. Bir geçiş döneminde yazıldığı için kendisinden hemen öncesini ve çevreden öğrendiği daha önceki zamanlarını da anlatıyor. Bize uzak bir tarihte yazıldığı için cumhuriyetin kurulduğu dönemi okumuş oluyoruz. Selçuklu ayrı, Osmanlı ayrı, Tanzimat ayrı, Cumhuriyet ayrı bir medeniyet yaratmış. Sonra içinde bulunduğumuz dönemde hiçbiri olmamış gibi redd-i miras yapmışız. O dönemlerin güzellikleri, incelikleri, kültürü, sanatı, inanış yok olmuş. Köksüz bir topluluğuz. Bu kitapta anlatılanlar geçmişte büyük medeniyetler kurulduğunu öğretti bana. Şimdiki halimiz ise ortada. Çağdan çağa her şey değişebiliyormuş, bütün bir yaşama şeklini değiştirebiliyormuşuz. Gömlek değiştirir gibi. Sırada ne varsa bu günden çok başka olacak.
Şaheser. Muhteşem bir üslupla yazılmış. Kitapta günümüzde kullanılmayan yüzlerce kelime var. Ama hiçbiri için sözlüğe bakma ihtiyacı duymadım. İlk kez gördüğüm kelimeler cümleye öyle doğal bir şekilde işlenmiş ki sanki her birinin anlamını hissettim. İhsan Oktay Anar'ın tasvirleri çok gerçekçi, dönemin ruhunu tam manasıyla anlatabilmiş. Fantastik bir roman ama kişileri çok gerçek, olayların yaşanmış olduğunu düşünüyor insan. Çok, çok, çok beğendim. İnançlardaki ortak özü ince, ipince dokunuşlarla yazmış. Manevi alanda saklanan sır'rı sezdirmiş, sanki söz söylemeden okuyucunun kalbine göndermiş. Eyvallah üstad, eyvallah!
Okunası değerli bir kitap. Pratik öğütler içeriyor. Bilgeliğin kapılarını aralamak isteyenler için güzel bir başlangıç kitabı. Teknikleri uygulamak istiyorum.
Nobel ödülü almış bu roman. Toplumun yapaylığını işlemiş. Kendi ölçütlerine uydurmaya çalıştığı zeki bir gencin tükenişini anlatıyor. Kitabın sonundaki itiraf ile herkesin ne kadar yanlış davrandığı bir kez daha söyleniyor. Gençlerin doğal gelişimlerine müdahale edildiğinde beklenen sonuç alınamıyor. Üslup olarak hoşuma gitmedi ama yazıldığı dönemle ilgili bazı bilgiler veriyor. Öğretmenlik mesleğiyle ilgili keskin tespitler var. Çocuğunuzun öğretmenine okutmak isteyebilirsiniz. Çocuklar üzerinde hırs, baskı ve inat davranışlarını göstermez belki.