Başkalarının verdiği imkanla ışık saçan biri olma, başkalarının yardımıyla elde edilecek sükunete ihtiyaç duyma. Özetle bir adamın kendi başına dik durması gerekir, dik tutulması değil.
Toplumun hep ileri gidiyor olmasını bekleyip bunu bir türlü görememenin yarattığı düş kırıklığı ve küskünlük! Yozlaşan bir ortamda ‘Ben yozlaşmadan kalacağım’ demenin mücadelesi! Sobası olmayan bir evde uzun ve yıpratıcı bir kış geçirmek gibi bir şey. Veya kazara düşülen bir lağım çukurunda üstüne pislik sıçratmamanın mücadelesi. Cervantes‘in o sempatik Don Kişot’un daki gibi, toplumda birtakım değerler varsayıp da bunları görememenin insanı sürüklediği çöküntü, depresyon gibi bir şey!..
Bugün ağlıyorsan sebebi sensin unutma, gülüyorsan sebebi yine sensin… Hayat yaptığın seçimlerdir ve hayatı akışına bırakmalısın, ama gene de içine birazcık zehir katmalısın.