Düşünsenize bir kitap var ve bu kitap sayesinde dönemin en büyük devletinin imparatoru ile sohbet etme şansı elde ediyorsunuz, ki bu herhangi bir devlet adamı değil bir Feylesof. Kendime düşünceler kitabı ms 100 lü yıllarda yazılmasına rağmen günümüzde de geçerliliğini fazlasıyla yitirmemiş bir kitap gerçi hangi felsefe kitabı yitirebilir ki. Aurelius amcamız bu kitabı hiç bir okuyucu kitlesine ulaşmak için yazmıyor. Hiç kimseye beğendirme çabası gütmeden sadece kendisi için yazdığı bir şaheser.
Kitapta genel olarak Aurelius amcamızın hayattan çıkardığı derslerden kendine verdiği çıkarım ve öğütlerden oluşuyor. Aurelius kitapta sık sık hayatımızda elimizde olmadan gerçekleşen olayları olduğu gibi kabul ederek olgunlukla kabul ederek duygularımızı kontrol edip sağduyuyla hareket etmemiz gerektiğinden bahseder. Bunu detaylandırarak ve bir sürü güzel örnek vererek farkında olmadan ikna eder bizi.
Kitap hayata dair birçok konuya değiniyor aslında tembellik, iç huzuru, ölüm, başka insanların düşüncelerine verdiğimiz önem vs.
Bide beni en şaşırtan husus nasıl dönemin en güçlü olan insanı dünyalık zevklere gram değer vermeden (şehvet ve şöhret gibi geçici olanlar) iç huzura yönelme, anlam arayışı içinde olma insani değerlere önem vermek gibi çoğu kimsenin 2. hatta 3. plana attığı konulara değer verebiliyor. Ki bu bahsettiğimiz kişi elinde dünyalık zevklerin hepsine ulaşabilecek bir mevkideyken bunu kendisi tercih ederek yapıyor. Belki de sırf bu yüzden herhangi bir imparatoru konuşmuyoruz da onu konuşuyoruzdur bilemiyorum.
Bu kitabı daha başka hangi yönden anlatabilirim bilmiyorum ama okuduktan ve içselleştirdikten sonra kesinlikle ve kesinlikle hayatınıza bir dokunuşu olacağından emin olduğum bir eser özellikle de iç huzuru arayanlar için.