Efkar u Fakir

Laiklik
Hıristiyanlık, baştanberi Roma hukukuna dayalı bir toplumu benimsemiş olduğundan kelimenin tam anlamıyla teokratik bir düzeni tarihin hiçbir çagında gerçekleştirememiştir. Hatta, bu anlamda, Papalık Devleti bile, hem geçmişte, hem bugün, dünyevi bir devlettir. Ancak, gerek geçmişte, gerek bugün dinin hıristiyan ülkelerde büyük etkisi söz konusudur. Bugün, Amerika gibi, Almanya, İngiltere de kendini hıristiyan ülkeler olarak görürler ve laikliği kabul etmezler. İtalya, İspanya ve İsviçre’de de laiklik sözkonusu değildir. Laikliğin o da kısmen uygulandığı tek ülke Fransa’dır. Onun dışındaki batı ülkelerinin tümü kendilerini hıristiyanlıkla bağlı hissederler. Bu, antik çağların rahip hakimiyeti demek olan teokrasiyle tamamı tamamına özdeşleştirilemese bile, o ülkeleri, bugün sadece Türkiye’de görülen laik ülke örneğiyle özdeşleştirmek de mümkün değildir. Bu ülkeler, sosyalizm, komünizm gibi ideolojilere de hayat hakkı tanımışlardır ama, topluma, siyasî hayata vurulu bulunan hıristiyanlık damgasından soyutlanmış değildirler. Komünist milletvekilleri bile parlamentolarında din kurallarına göre, incile göre yemin ederler.
Siyaset
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Anlamadım ?
Mikroskopla bakışta lam, lamel görevini üstlenebilir.
Diriliş Şoku
Hakka teslim olan, esir değil, esaretten kurtulandır. Gurur hastası batılıları bile bu idrake, "diriliş şoku" erdirecektir
Din
kâfir ağlar bizim ahval-i perişanımıza
"İki mümin bir araya geldi mi, üçüncüsü Allah'tır. Üç mümin bir araya geldi mi, dördüncüsü Allah'tır."
Din