Esin Erd.

Esin Erd.
@Esinetto
Milyarlarca kum tanesinden biri olduğumun farkındayım. Etrafımda olan biteni merak etmekten vazgeçemiyorum. “İyi” ve “sağlıklı” kalmaya, üretmeye, ve “optimum”u bulmaya çabalıyorum.

Esin Erd.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·464 syf.·
14 günde okudu
·
2020 143. kitabı
Charles Dickens
8.4/10 · 76,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Büyük bir bahçede yetişen birbirinin aynı iki ağaç var. Biri çok güneş alan besleyici toprağın ve suyun bol olduğu bir yerde. Diğeri ise gölgede ve toprağı da kötü. Hangisi daha çok meyve verir? Tabii ki yetişme koşulları daha iyi olan. Spinoza’ya göre bu ağaç özgürdür işte. İçerdiği olanakları geliştirmek için tam bir özgürlüğe sahiptir. Ama eğer bir elma ağacıysa bu elma yerine armut ya da erik verme olanağına da sahip değildir. Biz insanların da durumu aynen böyle. Örneğin politik koşullar iyi yetişmemizi ve kişi olarak gelişmemizi engelleyebilir. Bir dış zorlama bizi durdurabilir. Bizde yatan olanakları özgürce geliştirebiliyorsak, ancak o zaman özgür insanlar olarak yaşıyoruz demektir. Ama yine de içimizde verili olanlar ve dış koşullar tarafından yönlendirilecegiz.
Sayfa 288·Kitabı okudu
Felsefe
Her şeyi daha hızlı, tek boyutlu, yüzeysel ve tüketim amaçlı kullanan bir insanlık hali, gerçekliği sanal bir imaja çevirmekte ve doğal- insanî bir varoluş halinin imkânlarını ortadan kaldırmaktadır. Kültür, medeniyet, tarih ve toplum kavramları da bu süreçten payını almakta ve gerçeklik ile icat edilmiş suretler arasında gidip gelmektedir. Hiper-realite çağında neyin kültür, medeniyet yahut toplum olduğuna karar vermek de giderek imkânsız hale gelmektedir. Gününün büyük bölümünü imajlar ve “bildirimler” dünyasında yaşayan bireyler, parçası olduğu gerçekliği -sabahı ve akşamı, kuş seslerini, bulutları, güneşi, atalarının geride bıraktığı eserleri, kutsal metinleri, mabetleri vs.- aracısız ve doğrudan tecrübe etme imkânını yitirmektedir. İnsan, tarih, toplum, kültür ve medeniyet adına sahip olduğumuz her şey giderek ekranlarda bir imaj, resim, suret, temsil, avatar, sembol, emoji vs. haline gelmekte ve “sanal gerçekliğin” ( virtual reality) tek boyutlu dünyasına indirgenmektedir. Burada yaşanan metafizik kayma, teknik ve izafî olmanın ötesinde varoluşsal bir nitelik kazanmaktadır.
Sayfa 106·Kitabı okudu