Neden yıllarca bir umut olarak tuttum seni içimde bilmiyorum diye düşündüm. Umut bile değildin aslında diye düşündüm. Ben bunca zamanı, eskimiş, ama birbirine derinden bağlı iki sevgiliden biri gibi yaşamıştım, her zaman cesaretsiz, her zaman arkada kalan, her zaman edilgin olan taraf. Sanki çiftin biri döneceğim diyerek gitmiş de, diğeri onu bekliyormuş gibi. Yıllarca çok saçma bir hali yaşamıştım seni bekleyerek. Hayata uymuyordu, ama aşka yakışıyordu. Seni her hatırladığımda, (yani günde en az bir kere), bir gün karşıma çıksan da bana gel desen, bütün dünyayı arkamda bırakıp sana koşacağımı,...... düşünerek yaşamıştım.
Hayata, o bir seferlik araba yolculuğuna bitince yeniden başlayamazsın, ama elinde bir kitap varsa, ne kadar karışık ve anlaşılmaz olursa olsun, o kitap, bittiği zaman, anlaşılmaz olan şeyi ve hayatı yeniden anlayabilmek için istersen başa dönüp biten kitabı yeniden okuyabilirsin, değil mi Fatma?