Ayrıca yine unutulmamalıdır ki, onların
olaylara müdahil olmalarının tek sebebi sevap kazanmak da değildir. Tarihteki kahramanların yaptıkları şey, içinde bulundukları şartlarda siyasî ve şahsî tercihleriyle hareket etmektir. Bütün
bunların ötesinde, Müslümanların dahil oldukları hadiselerin
sadece içtihad, sevap-günah anlayışıyla ele alınması, tarihçinin
gayretini, geçmişteki olaylarda kim ne kadar sevap aldı çizelgesini tutma ameliyesine indirger ki, böyle bir anlayışın binlerce yılda oluşturulmuş tarih birikimini anlamsız ve faydasız bir malûmat yığını haline getireceği açıktır.
Doğuyu Batıyı bilmeliyim. Eski uygarlıkları derinlemesine incelemeliyim. Yükseliş ve düşüşlerin sebeplerini derinden derine araştırmalıyım.
Allah’ın insanoğluna en büyük nimeti olan İslâm inanç ve medeniyetine mensup olan bir toplum, nasıl olur da bugünkü acıklı duruma düşer? Bunun mutlaka bir veya bir çok sebebi vardır. Bunu bilmeliyim. İşte bütün bu konuları incelemekte ilim benim rehberim olacaktır.
“İyiliğin bir nedeni varsa, iyilik değildir artık o. Sonucu, yani ödülü varsa iyilik olmaktan çıkmıştır. Öyleyse iyilik, neden ve sonuçlar zincirinin dışındadır.”